handfeste

Wir brauchen handfeste Hinweise.

Sağlam dayanaklara ihtiyacımız var.

Ich brauche handfeste Beweise.

Bana sağlam delil lazım.

Wir brauchen dieses Mal Beweise, Leute handfeste Beweise.

Bu kez kanıta ihtiyacımız var millet, elle tutulur bir kanıt.

Ich schon, Mr Montrose. Zudem habe ich noch handfeste Beweise.

Ben sadece inanıyor değilim bay Montrose, elimde kanıt da var.

Wir haben handfeste Beweise gegen Reiden Global.

Reiden Global'a karşı somut bir kanıdımız var.

Ohne handfeste Beweise nicht druckreif, stimmt's?

Doğrulama olmadan hiç kimseyi bastıramazsın değil mi?