German-Turkish translations for hart:

zor, zorlu · sert · ağır · güç · acımasız, acı · sağlam · çetin · pek · dayanıklı · haşin · katı · şiddetli · other translations

hart zor, zorlu

Ich hatte auch ein hartes Wochenende.

Ben de zor bir hafta sonu geçirdim.

Für ihn ist es auch hart.

Bu, onun için de zor.

Könnte anfangs etwas hart sein.

İlk başlarda zor olabilir.

Click to see more example sentences
hart sert

Meuterei, ein sehr hartes Wort.

Başkaldırmak, bu çok sert bir kelime.

Hart, aber ein Alpha erledigt.

Sert, ama bir Alpha gitti.

Sie ist ziemlich hart. Industrial, so richtig hämmernd

Yani biraz biraz sert elektronik, bir çeşit cıs tak.

Click to see more example sentences
hart ağır

Dschungelholz ist hart wie Eisen.

Ormandaki ağaçlar demir gibi ağırdır.

Das ist ein hartes Wort, Merle.

Bu çok ağır bir söz Merle.

Das ist etwas hart.

Bu biraz ağır oldu.

Click to see more example sentences
hart güç

Ich weiß, es ist hart. Aber Sie sind stark.

Çok zor, biliyorum ama siz de güçlü insanlarsınız.

Diese Rippen sind wirklich hart.

Bu kaburgalar gerçekten güçlü.

Es wird ein langer harter Weg werden, aber sie ist stark.

Uzun ve zorlu bir yolculuk olacak ama o güçlü bir kız.

Click to see more example sentences
hart acımasız, acı

Jesus, das ist hart.

Tanrım, bu çok acı.

Ein hartes Wort, aber das trifft's.

Çok acımasız bir kelime ama ona uyuyor.

Dies ist eine harte Welt.

Bu acımasız bir dünya.

Click to see more example sentences
hart sağlam

Hart wie ein Fels.

Bir kaya kadar sağlam.

Du arbeitest hart, aber Blut ist Blut.

Sen sağlam çalışıyorsun ama kan kandır.

Ich habe eine harte Matratze.

Sağlam bir yatağım var.

Click to see more example sentences
hart çetin

Weil ich dein taff-hartes Supergirl bin.

Çünkü ben senin çetin ceviz, süper kızınım.

Er ist hart und gerissen, aber

O çetin ve beceriklidir, ama

Wong Po ist eine harte Nuss.

Wong Po çok çetin bir dava.

Click to see more example sentences
hart pek

Und wer ist der härteste Straßenkämpfer in den Five Points?

Peki, Five Points'teki en iyi sokak dövüşçüsü kim?

Ich bin mir darüber nicht sicher, harter Kerl.

O konuda pek emin değilim sert çocuk.

Also, Peter, hier kommt was hartes.

Peki, Peter, zor bir tane geliyor.

hart dayanıklı

Trotz der Gelehrtenhaltung sind Sie hart.

Bilimsel duruşuna rağmen dayanıklı bir adamsın.

hart haşin

Hart wie Kid Shelleen

Kid Shelleen kadar haşin

hart katı

Walter Stern war ein harter Mann, aber er war fair.

Walter Stern katı bir adamdı, ama adil biriydi.

hart şiddetli

Übertretungen werden von den beiden Todessern im Lehrkörper hart geahndet.

İhlaller, kadrodaki iki Ölüm Yiyici tarafından şiddetle cezalandırılıyor.