German-Turkish translations for heftig:

şiddetle, şiddetli · sert · kuvvetli · hararetli · other translations

heftig şiddetle, şiddetli

Ein heftiger Sturm überkam uns

Şiddetli fırtına bizi vurdu.

Apropos Vulkane, Mann, sind sie ein heftiger magmatischen Gesteinsformation!

Volkanlar demişken şiddetli bir püskürük kaya oluşumudurlar!

Heftige und dauerhafte Anspannung in der Brust, Verdauungsstörung, verschwommene Sicht, Kurzatmigkeit

Şiddetli ve geçmeyen göğüs sıkışması hazımsızlık, bulanık görme, nefes darlığı.

Click to see more example sentences
heftig sert

Ich hatte letzte Woche einen heftigen Abend.

Geçen hafta sert bir gece geçirdim.

Das war sehr heftiges und kräftiges Liebe-machen, Hank.

Çok ihtiraslı ve sert bir sevişmeydi, Hank.

Es schlägt sehr schnell und heftig.

Hızlı ve çok sert çarpıyor.

Click to see more example sentences
heftig kuvvetli

Starke Winde, Sir. Heftige Turbulenzen.

Kuvvetli rüzgar, türbülans var efendim.

Deshalb hat das Mädchen so heftig reagiert.

Demek o yüzden kız öyle kuvvetli tepki verdi.

heftig hararetli

Sie führten ein heftiges Gespräch.

Hararetli bir şeyler konuşuyorlardı.