heirateten

Danach heirateten meine Eltern, drei Jahre später wurde ich geboren.

Sonrasında, annem ve babam evlendi. Ve üç yıl sonra da ben doğdum.

Meine liebste Tochter, heirate nie für Geld, Ruhm, Macht oder Sicherheit.

Sevgili kızım "asla para, şöhret, güç ya da güvence için evlenme.

Geschiedene Eltern, ein Kind. Ein Ehepartner heiratet schnell wieder.

Boşanmış bir çift, bir çocuk, eşlerden biri hemen tekrar evleniyor?

Deshalb hab ich nie geheiratet.

İşte bu yüzden ben hiç evlenmedim.

Deshalb habe ich dich geheiratet, Schatz.

Bu yüzden seninle evlendim, tatlım.

Meine Schwester heiratet.

Kız kardeşim evleniyor.

Wir haben heute Morgen geheiratet.

Biz daha bu sabah evlendik.

Aber Sie haben ihn geheiratet.

Ama sen onunla evlendin.

Haben Sie ihn deshalb geheiratet?

Bu yüzden mi onunla evlendin?

Ich heirate morgen!

Yarın evleniyorum ben.