hol

Ich hole Ihnen ein Glas Wasser.

Size bir bardak su getireyim.

Ich hole noch eine Flasche Wein.

Gidip bir şişe şarap daha alacağım.

Ich hole etwas warmes Wasser.

Ben biraz sıcak su getireyim.

Nein, nein, ich hole sie.

Hayır, hayır. Ben getiririm.

Ich hole ein Glas Wasser.

Bir bardak su alacağım.

Dann sollte ich vielleicht einen Anwalt holen.

O zaman belki de bir avukat tutmalıyım.

Keine Sorge, ich hole ihn.

Merak etme ben onu getiririm

Aber ich hole ihn zurück!

Ama onu geri alacağım!

Ich hole uns noch eine Flasche.

Ben bir şişe daha getireyim.

Ich hole lhre Box, aber ich brauche Zeit, verstanden?

Kutuyu getireceğim ama zamana ihtiyacım var, anladın mı?