German-Turkish translations for holen:

getirmek · almak · alıp gitmek · çağırmak · alıp getirmek · ele geçirmek · other translations

holen getirmek

Ich hole Ihnen ein Glas Wasser.

Size bir bardak su getireyim.

Max, hol' etwas Wasserstoff-Peroxid,

Max, biraz hidfrojen peroksit getir

Hol mir ein Glas Wasser!

Bir bardak su getir bana.

Click to see more example sentences
holen almak

Ich hole noch eine Flasche Wein.

Gidip bir şişe şarap daha alacağım.

Ich hole noch welches.

Ben bir tane daha alacağım.

Oh, Gott, ich hole Ihnen etwas.

Tanrım, gidip bir şey alacağım.

Click to see more example sentences
holen alıp gitmek

Dann müssen wir ihn holen.

Tamam o zaman, gidip alalım onu.

Dann hol's doch selbst.

O zaman git kendin al.

Wir brauchen jetzt etwas Gutes. Geh und hole ihn. Alles klar.

Pekala, şu anda güzel bir şeye ihtiyacımız var, git ve al onu.

Click to see more example sentences
holen çağırmak

Andy, hol' Hilfe!

Andy yardım çağır!

Bitte holen Sie Moe, Larry und Curly.

Lütfen, Moe, Larry ve Curly'i çağırın.

Miss Gandy, holen Sie Mr. Tolson.

Bay Tolsun'u çağırın Bayan Gandy.

Click to see more example sentences
holen alıp getirmek

DiNozzo, hole Borin, bringe ihn her.

DiNozzo, Borin yanına al, onu buraya getirin.

Du wartest, und ich hole sie ab.

Sen bekle. Ben gidip, alıp getireyim.

Hol Slim und sein Spezialgewehr mit Zielfernrohr.

Slim'i getir. Dürbünlü ve yüksek güçlü tüfeğini alsın.

Click to see more example sentences
holen ele geçirmek

Destro hat Ihr Gefängnis übernommen und Sie haben keine Hilfe geholt?

Destro senin hapishaneni ele geçirdi ve sen yardım çağırmadın mı?