German-Turkish translations for ich:

ben · kendi · kullanılan · sıradan · kökleşmiş · alışılmış · nefisi · ego · benlik · other translations

ich ben

Darf ich Ihnen eine persönliche Frage stellen?

Ben sana kişisel bir soru sorabilir miyim?

Nein, nein, nein. Ich zuerst.

Hayır, hayır önce ben..

Nein, ich bleibe heute hier.

Hayır, ben bugün burada kalacak.

Click to see more example sentences
ich kendi

Für eine Midlife-Crisis hätten Sie einen anderen Austragungsort aussuchen sollen.

Orta yaş buhranını geçirmek için kendine başka bir şehir seçmeliydin.

Aber ich weiß, Sie haben eine eigene Produktionsfirma.

Ama kendi yapım şirketinin olduğunu bir bakışta anladım.

Aber ich warf mich dazwischen.

Ama ben kendimi ortaya attım.

Click to see more example sentences
ich kullanılan

Ein tragbarer Phasendiskriminator könnte sie beim Übertritt schützen.

Seyyar faz ayırıcıyı kullanabiliriz. Onu uzaysal geçişten koruyabilir.

Benutzen sie ihre Handys?

Cep telefonu kullanıyorlar mı?

Vielleicht benützt sie dich, um jemand reinzulegen.

Belki birini tuzağa düşürmek için seni kullanıyor.

Click to see more example sentences
ich sıradan

Kann ich Ihnen ein Geheimnis verraten?

Sana bir sır söyleyebilir miyim?

Willst du ein Geheimnis hören?

Bir sır duymak ister misin?

Es ist kein Geheimnis oder?

Bu sır değil zaten, değil mi?

Click to see more example sentences
ich kökleşmiş

Ich erwarte allein beim Root-Bier fünffachen Umsatz.

Sadece kök birası satışının beşe katlayacağını bekliyorum.

Sie nahmen ein Haarfollikel oder eine Hautzelle.

Muhtemelen bir saç kökü veya deri hücresi kullanmışlar.

Möchten Sie ein Root-Bier? Nein.

Kök birasıyla ilgilenir miydin?

Click to see more example sentences
ich alışılmış

Aber ich habe geübt.

Ama ben alıştırma yaptım.

Es wäre eine gute Übung für dich.

Senin için iyi bir alıştırma olur.

Aber du bist kein gewöhnlicher Mann, oder?

Ama sen alışılmadık birisin, değil mi?

Click to see more example sentences
ich nefisi

Ich mache eine leckere Soße.

Sana nefis bir sos yapacağım.

Oder ich erschieß dich einfach in Notwehr.

Ya da seni nefsi müdafadan vururum.

Ich habe für Sie einen köstlichen Tee gemacht.

Sizin için bir fincan nefis çay yaptım.

Click to see more example sentences
ich ego

Er ist ein Egomane.

O bir ego manyak.

Gewöhn dich daran, durch die Nolcorp-Übernahme hat Daniel tiefe Taschen und riesiges Ego.

Buna alış. Nolcorp'un da alınmasıyla Daniel zenginlik ve büyük bir ego oluşturdu.

Und er wird ein großes Ego haben.

Ve onun büyük bir EGO'su var.

Click to see more example sentences
ich benlik

Das urtümliche Ich?

İlkel benlik mi?