German-Turkish translations for in:

-te · -e · -ye · -ta · -a · -ya · -de-, -de · -da · da · içine, içinde, için · e · other translations

We also found translations for word in in Turkish.

in -te

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Natürlich. Ist alles in Ordnung?

Elbette, her şey yolunda mı?

Hobbies Frauen in Formaldehyd einlagern.

Kadınları formaldehit içinde depolamak.

Click to see more example sentences
in -e

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Ich hatte einen Freund, der in ein anderes Universum ging.

Benim de bir arkadaşım farklı bir evrene gitti.

Ich werde Krebsläufe in drei verschiedenen Städten koordinieren.

Üç şehirde kanser hakkında bilgilendirme yürüyüşlerini koordine edeceğim.

Click to see more example sentences
in -ye

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Ich hatte einen Freund, der in ein anderes Universum ging.

Benim de bir arkadaşım farklı bir evrene gitti.

Hobbies Frauen in Formaldehyd einlagern.

Kadınları formaldehit içinde depolamak.

Click to see more example sentences
in -ta

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Keine Sorge, ist alles in Ordnung.

Merak etme. Her şey yolunda.

Deine wunderschöne Seele wird in einem anderen Körper weiterleben.

Güzel ruhun başka bir bedenin içinde yaşamaya devam edecek.

Click to see more example sentences
in -a

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Keine Sorge, ist alles in Ordnung.

Merak etme. Her şey yolunda.

Ist alles in Ordnung, Doktor?

Her şey yolunda mı, Doktor?

Click to see more example sentences
in -ya

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Ich hatte einen Freund, der in ein anderes Universum ging.

Benim de bir arkadaşım farklı bir evrene gitti.

Deine wunderschöne Seele wird in einem anderen Körper weiterleben.

Güzel ruhun başka bir bedenin içinde yaşamaya devam edecek.

Click to see more example sentences
in -de-, -de

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Ich habe ein Rumpeln gehört. Ist alles in Ordnung?

Bir düşme sesi duydum, her şey yolunda mı?

Alles in Ordnung, Jack?

Her şey yolunda Jack?

Click to see more example sentences
in -da

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Keine Sorge, ist alles in Ordnung.

Merak etme. Her şey yolunda.

Alles ist in Ordnung, Schatz.

Burada her şey yolunda tatlım.

Click to see more example sentences
in da

Hätten wir ein schrottreifes Raumschiff könnten wir große Häuser in Kalifornien bauen.

Bir uzay gemisi enkazı bulduğumuzda California'da kocaman bir ev inşa edebilirdik.

Oder in einem Monat.

Ya da bir ay içerisinde.

Ich weihe sie immer in heikle Geschäftsangelegenheiten ein.

Hassas görüşmelerine her dâim onları da getiririm.

Click to see more example sentences
in içine, içinde, için

Steve, ist Wayne Palmer in der letzten halben Stunde durch einen Checkpunkt gekommen?

Steve, Wayne Palmer son yarım saat içinde herhangi bir kontrol noktasından geçti mi?

Ich will in Frieden leben.

Barış içinde yaşamak istiyorum.

Da steckt etwas in ihm, etwas Kleines.

İçinde bir şey var, sanki küçük bir şey.

Click to see more example sentences
in e

Ich erzählte Mr. Hackket von meinem Besuch in deinem Klassenraum nach Emilys Nachprüfungs-Test.

Bay Hackett'e senin sınıfına girdiğimi anlattım. Emily'nin telafi sınavından sonra.

Aber bitte, erzähl meinem Vater oder Lilly nichts davon, in Ordnung

Ama lütfen, lütfen babama veya Lily'e söyleme, tamam mı?

Ein Nachrichtengewölbe, das RTX und unsere Kollegen in Virginia mit Bodenstationen weltweit verbindet.

Bir iletişim çemberinde. Bu çember, RTX'e ve bütün dünyadaki gezici istasyonlarımıza bağlıdır.

Click to see more example sentences