German-Turkish translations for jagen:

avlanmak · takip · avlamak · takip etmek · kovalamak · peşine düşmek · koşmak · kovmak · peşinden koşmak · other translations

jagen avlanmak

Wollen Sie heute Nacht jagen gehen?

Bu gece avlanmak ister misin?

Sie jagen hier Großwild.

Büyük bir avın peşindesin.

Denn ich bin Polizistin und ich jage die Ingenieure.

Çünkü ben bir polis memuruyum, bir "mühendis avcısı.

Click to see more example sentences
jagen takip

Ich ließ Hintergrundchecks laufen, jagte seinen Hinweisen nach.

Ben de geçmişlerini araştırıp ipuçlarını takip ediyordum.

Es hat mich bis hierher gejagt.

Beni buraya kadar takip etti.

Wieso hast du mich gejagt?

Neden beni takip ediyordun?

Click to see more example sentences
jagen avlamak

Er jagte mich wie ein Tier.

Beni bir hayvan gibi avladı.

Er beobachtete, wartete und jagte ihn.

İzledi, bekledi ve onu avladı.

Die Menschen retten, Monster jagen.

İnsanları kurtarmak yaratık avlamak.

Click to see more example sentences
jagen takip etmek

Ich ließ Hintergrundchecks laufen, jagte seinen Hinweisen nach.

Ben de geçmişlerini araştırıp ipuçlarını takip ediyordum.

Es hat mich bis hierher gejagt.

Beni buraya kadar takip etti.

Wieso hast du mich gejagt?

Neden beni takip ediyordun?

Click to see more example sentences
jagen kovalamak

Die Sonne jagt ein Tier?

Hayvan kovalayan güneş mi?

Bösewichte zu jagen ist nicht unser Ding.

Kötü adamları kovalamak bizim işimiz değil.

jagen peşine düşmek

Ein guter Verkäufer jagt Moby Dick in einem Ruderboot, und hat die Remouladensauce dabei.

İyi bir satıcı bir sandalla Moby Dick'in peşine düşerken tartar sosunu da yanında götürür.

Finch, Darren ist abgehauen, wahrscheinlich jagt er wieder Brick.

Finch, Darren elimden kaçtı, muhtemelen Brick'in peşine düştü yine.

jagen koşmak

Er jagt schon so lange hinter Trugbildern her, dass er alles glaubt.

O kadar uzun zamandır hayal peşinde koşuyor ki, her şeye inanır.

jagen kovmak

Während der Vampir uns jagte

Vampir bizi kovalarken, biz

jagen peşinden koşmak

Er jagt schon so lange hinter Trugbildern her, dass er alles glaubt.

O kadar uzun zamandır hayal peşinde koşuyor ki, her şeye inanır.