kleine

Ich habe eine kleine Aufgabe für dich, eine kleine, aber wichtige Aufgabe.

Senin için küçük bir görevim var. Küçük ama önemli bir görev.

Sieben kleine, acht kleine, neun kleine Indianer zehn kleine Indianerjungs.

Yedi, sekiz ve dokuz kızılderili On küçük kızılderili çocuk

Nein, bitte, bitte, ich ich habe eine kleine Widmung hineingeschrieben.

Hayır, lütfen, lütfen, ben ben, Küçük bir ithaf yazısı yazdım.

Ich widme meine viel bejubelte, herzaufwärmende Saga meinem tapferen kleinen Freund Irik!

Çok beğenilen, kalplere sıcaklık veren destanımı cesur dostum Ear-rik'e ithaf ediyorum.

Wir unterhielten eine kleine Flotte, vielleicht ein halbes Dutzend Boote.

Elimizde küçük bir filo tutarız, belki yarım düzine tekne.

Ich habe eine kleine Überraschung für Sie.

Senin için küçük bir sürprizim var.

Ich hab noch ein kleines Geschenk für dich.

Senin için küçük bir hediyem daha var.

Ein kleiner Schritt für einen Zauberer, ein großer Schritt für

Bir büyücü için küçük bir adım. Büyücüler içinse büyük bir Ne?

Egal, ich habe eine kleine Überraschung für dich.

Her neyse, senin için ufak bir sürprizim var.

Ich denke, ich hatte gerade einen kleinen Herzinfarkt.

Sanırım az önce küçük bir kalp krizi geçirdim.