German-Turkish translations for kochen:

yemek · yemek yapmak · pişirmek · aşçı · kaynamak · kaynatmak · haşlamak · pişirme · other translations

kochen yemek

Ich hab noch nie gekocht.

Daha önce hiç yemek yapmadım.

Ich hab stundenlang gekocht.

Saatlerce yemek pişirdim. Yapma.

Ich wollte dir ein traditionell italienisches Abendessen kochen. Rigatoni mit Würstchen, Hühnchennudeln.

Sana geleneksel İtalyan yemeği hazırlamak istedim sosisli Rigatoni, parmesanlı tavuk.

Click to see more example sentences
kochen yemek yapmak

Ich hab noch nie gekocht.

Daha önce hiç yemek yapmadım.

Ich werde jetzt kochen.

Ben gidip yemek yapayım.

Ich habe für Paige noch nie gekocht.

Sanırım daha önce Paige için yemek yapmadım.

Click to see more example sentences
kochen pişirmek

Es ist wie beim Kochen.

Aynı yemek pişirmek gibi.

Gerührt oder hart gekocht?

Yağda pişmiş ya da haşlanmış?

Wir kochten mit normalem Wasser Leitungswasser.

Yemek pişirmek için musluk suyu kullanırdık mesela.

Click to see more example sentences
kochen aşçı

Ratten kochen, Frosch wäscht ab, Schwein bedient.

Sıçanlar aşçı, Kurbağa bulaşıkçı, Domuz garson!

Eine Frau sollte gut kochen können.

Bir kadın iyi bir aşçı olmalıdır.

Deine Mutter kocht gut.

Annen iyi bir aşçı.

Click to see more example sentences
kochen kaynamak

Aber ist Leute arbeiten, ist Wasser kochen ist kommen.

Ama insanlar çalışmak, su kaynamak, o gelmek.

Hernach kocht ihn auf und hängt ihn am Deckenbalken auf.

Kaynar suya batırın! Ve sonra da tavana asın!

kochen kaynatmak

Da kochen eine Million Gallonen Säure unter unseren Füßen

Ayaklarımızın altında kaynayan bir milyon galon asit var

kochen haşlamak

Ich kochte und schälte, stampfte und raspelte haufenweise Kartoffeln.

Büyük Göller'in üzerindeydi. Tonlarca patatesi haşladım, soydum, ezdim ve doğradım.

kochen pişirme

Singen und tanzen und Sesampoulet kochen!

Şarkı, dans, susamlı tavuk pişirme mi?