German-Turkish translations for kommen:

gelmek · gelir · olmak · gelecek · varmak · gitmek · çıkmak · gelme · yaklaşmak · ulaşmak · other translations

kommen gelmek

Aber jetzt kommt sie zurück.

Ama şimdi geri geliyor.

Kommen Sie! Wir brauchen Sie.

Gel, sana ihtiyacımız var.

Ein Pferd kommt.

Bir atli geliyor.

Click to see more example sentences
kommen gelir

Ich meine, wie komme ich hierher?

Yani ben buraya nasıl geldim?

Warte, ich komme gleich wieder.

Bir saniye hemen geliyorum.

Ich komme manchmal her.

Evet, bazen buraya gelirim.

Click to see more example sentences
kommen olmak

Aber danke fürs Kommen.

Ama geldiğin için sağ ol.

Ryan, danke fürs Kommen.

Ryan, geldiğin için sağ ol.

So wird es sein, und du kommst mit.

Öyle olacak ve sen de benimle geliyorsun.

Click to see more example sentences
kommen gelecek

Wann wann kommt sie zurück?

Ne zaman geri gelecek?

Andere Schiffe werden hierher kommen.

Buraya başka gemiler de gelecek.

Wann kommt der wieder?

O tekrar ne zaman gelecek?

Click to see more example sentences
kommen varmak

Kommen Sie rein, ich hab eine kleine Überraschung für Sie.

Hadi içeri girelim, size küçük bir sürprizimiz var.

Kommt sonst noch jemand?

Başka gelen var mı?

Eine Lieferung kommt an.

Gelen bir sevkiyat var.

Click to see more example sentences
kommen gitmek

Kommt, wir gehen nach Hause.

Şimdi eve gidelim, hadi.

Kommt gehen wir endlich!

Hadi gidelim buradan! Hadi!

Ich gehe nach Cannes und komme mit einer goldenen Palme und Côte d'Azure-Bräune zurück.

Cannes'a gideceğim, eve altın palmiye ve Cote d'Azure güneş yanığıyla döneceğim.

Click to see more example sentences
kommen çıkmak

Jetzt kommen Sie bitte raus!

Şimdi lütfen çık oradan.

Wenn ein Sturm kommt?

Ya bir fırtına çıkarsa?

Oh, Perücke kommt.

Oh, peruk çıkıyor.

Click to see more example sentences
kommen gelme

Kommen Sie nie wieder hierher.

Bir daha asla buraya gelme.

Danke, Sir, aber ich würde trotzdem lieber arbeiten kommen.

Teşekkür ederim efendim ama ben işe gelmeyi tercih ederim.

Verpiss dich, Hank, bevor Becca nach Hause kommt.

Becca eve gelmeden önce defolup git, Hank.

Click to see more example sentences
kommen yaklaşmak

Ein wenig näher, kommen Sie.

Biraz daha yaklaş. Hadi.

Führungsschiff kommt näher.

Öndeki gemi yaklaşıyor.

Kommen Sie her, Mr. Spock.

Buraya yaklaş, Mr. Spock.

Click to see more example sentences
kommen ulaşmak

Es kommt bald etwas für mich sehr Wichtiges in Bangkok an.

Benim için çok önemli bir şey Bangkok'a ulaşmak üzere.

Gekommen Mikey, wie sie uns so schnell?

Mikey, bize nasıl o kadar hızlı ulaştılar?

Und wie kommt Liebermann auf Doring?

Öyleyse Lieberman, Döring'e nasıl ulaştı?

Click to see more example sentences