German-Turkish translations for kostbar:

değerli · kıymetli · other translations

kostbar değerli

Dein Enthusiasmus ist richtig ansteckend, lieber Bartik, aber Zuses Zeit ist überaus kostbar.

Sarhoş edici bir coşkun var sevgili dostum ama Zuse'nin vakti değerlidir.

Ich bin kostbare Fracht.

Ben değerli bir kargoyum.

Aber nur kurze Zeit, und in dieser kurzen Zeit habe ich dein kostbares Buch genommen, Arkadier!

Ama kısa bir süreliğine. Ve o kısa süre içinde senin değerli kitabını da aldım, Arkadyalı.

Click to see more example sentences
kostbar kıymetli

Meine Tochter ist ein kostbares Juwel.

Benim kızım kıymetli bir zümrüttür.

Ein kostbarer Balsam.

Kıymetli bir pelesenk.

Es gibt etwas, was ich auch anstrebe, das keinen greifbaren Wert hat, aber für mich kostbarer ist.

Ayrıca istediğim bir şey daha var, maddi bir değeri yok ama benim için daha kıymetli.

Click to see more example sentences