German-Turkish translations for lassen:

-tırmak, -dırmak · bırakmak · izin vermek, -ye izin vermek · yaptırmak · yoksun bırakmak · terk etmek · ayrılmak · other translations

lassen -tırmak, -dırmak

Lasst mich bitte allein!

Lütfen beni yalnız bırakın!

Lasst uns wenigstens abstimmen.

En azından izin ver oylayalım.

Seit deiner Verhaftung ließ ich Mitteilungen an alle Vollstreckungsbehörden schicken.

Tutuklandığından beri tüm istihbarat örgütlerine haber bültenleri geçiyorum.

Click to see more example sentences
lassen bırakmak

Lasst mich bitte allein!

Lütfen beni yalnız bırakın!

Kommt schon, lasst sie los!

Haydi ama, bırakın onu!

Lass mich einfach in Ruhe.

Sadece beni rahat bırak.

Click to see more example sentences
lassen izin vermek, -ye izin vermek

Lasst mich ihm dann anschließen.

O zaman izin verin ona katılayım.

Ich würde dir nie etwas zustoßen lassen.

Sana bir şey olmasına asla izin vermem.

Hast du Wil Wheaton in deinen Verstand eindringen lassen?

Wil Wheaton'ın aklını çelmesine izin mi verdin?

Click to see more example sentences
lassen yaptırmak

Wir ließen Eure Utensilien herschaffen.

Onun bir portresini yapmanızı istiyorum.

Vielleicht sollten wir Mr. Yogorov und Detective Simmons reden lassen.

Belki de konuşmayı Bay Yogorov ve dedektif Simmons'un yapmasına izin vermeliyiz.

Und tu uns einen Gefallen lass Mr. Chuckles zuhause, ja?

Bize bir iyilik yap Bay Chuckles'ı evde bırak olur mu?

Click to see more example sentences
lassen yoksun bırakmak

Lasst meine Tochter! Ich schwÃre, ich

Kızımı bırakın yoksa yemin ederim

Lasst mich in Ruhe oder ihr werdet es bereuen!

Beni rahat bırakın yoksa sizi pişman ederim!

Lass ihn oder ich lege dich um.

Onu rahat bırak yoksa seni öldürürüm.

Click to see more example sentences
lassen terk etmek

Dein Vater hat dich im Stich gelassen.

Senin de baban seni terk etti.

Warum hast mich hier verrotten lassen?

Neden beni burada çürümeye terk ettin?

Aber nachdem du mich hast sitzen lassen.

Ama sen beni terk ettikten sonra.

Click to see more example sentences
lassen ayrılmak

Lass mir etwas Sahne übrig.

Bana biraz krem şanti ayır.

Lass mir was übrig, Baby, ja.

Bana da bir şeyler ayır bebeğim.

Jeannie, lass mir was übrig.

Jeannie, bana da ayır.

Click to see more example sentences