German-Turkish translations for leicht:

kolayca, kolay · hafif · biraz · basit · rahat · ağır · seve seve · other translations

leicht kolayca, kolay

Sie könnten mich leicht verleiten. Nein, danke.

Beni kolayca cezbedebilirdiniz ama hayır, teşekkürler.

Sie haben Angst, Sara, aber diese Streben sich leicht ersteigbar.

Korktuğunu biliyorum Sara ama o kirişlere tırmanmak kolay.

Für mich ist das auch nicht leicht, aber ich achte Großvaters Wünsche.

Bu benim için de kolay değil ama büyükbabanın isteklerini yerine getiriyorum.

Click to see more example sentences
leicht hafif

Geschwollene Wangen, verschmierte Wimperntusche, leicht gerötete Nase

Yanaklar şişmiş rimel dağılmış burun hafifçe kızarmış.

Sie haben leichte Strahlenschäden.

Hafif bir radyasyon zehirlenmen var.

In New York leichter Schneefall, aber keine weitere Akkumulation.

New York City'de hafif bir yağış var, ama fırtına beklenmiyor.

Click to see more example sentences
leicht biraz

Vielleicht sollten wir leicht abbremsen.

Belki de birazcık yavaşlamalıyız.

Hydrokarbonate leicht erhöht.

Hidrokarbonlar biraz yükselmiş.

Ich bin immer leicht nervös.

Her zaman biraz gerginimdir.

Click to see more example sentences
leicht basit

Ein leichter Test.

Basit bir sınav.

Alles schien leicht, so unkompliziert, frei, so neu und einzigartig.

Ve her şey kolay görünüyordu, çok basit. Özgür. Çok yeni ve eşsiz.

Also der Schlüssel zu einer leichten und einfachen Werwolftransformation ist Vorbereitung.

Pekâlâ. Kolay ve basit bir kurt adam dönüşümünün kilit noktası hazırlıktır.

Click to see more example sentences
leicht rahat

Leicht beunruhigend, der soeben gefeuerte Grayson-Angestellte schleicht durch die Tochterfirma.

Biraz rahatsız edici yeni kovulmuş bir Grayson çalışanının alt kuruluşun koridorlarında gezinmesi.

Aber Er wird jetzt leichter ruhen.

Ama şimdi daha rahat uyuyacak.

Turk" ist am Telefon leichter verständlich.

Turk" telefonda daha rahat anlaşılıyor.

leicht ağır

Ja. Die schweren Isotope sinken schneller, als die leichteren.

Evet, ağır izotoplar, hafif olanlardan daha uzağa düşüyor.

Ist schwer, aber nicht leicht aufzuspüren.

Çok ağır ama izlenmesi de çok zor.

leicht seve seve

Es ist leicht, ein Kind zu lieben.

Küçük bir çocuğu sevmek çok kolay.