leid'

Bäume leiden auch Schmerzen. Palmen, Ulmen, Oleander, Eukalyptus.

Ağaçlar ızdırap içinde palmiye, karaağaç, zakkum, sıtma ağacı.

Denn ich wollte Sie leiden sehen.

Çünkü acı çektiğini görmek istiyorum.

Wie viele Leute müssen noch leiden?

Daha ne kadar fazla insan acı çekecek?

Aber unter meiner Aufsicht werden weniger leiden.

Ama benim denetimimde daha az kişi acı çeker.

Wirklich sehr, sehr leid.

Çok ama çok üzüldüm.

Nie wieder würde sie unter Liebeskummer leiden.

Bir daha asla aşk acısı çekmeyecekti.

Jetzt werden sie alle leiden!

Şimdi Hepsi acı çekecek!

Wählen Sie jemanden, oder alle werden leiden.

Birini seçin, yoksa hepsi acı çekecek.

Warum sollen sie meinetwegen leiden?

Neden benim yüzümden acı çeksinler ki?

Niemand wird uns Leid zufügen.

Kimse bize zarar veremez.