mußt

Du mußt Gottes Sohn sein!

Sen Tanrı'nın oğlu olmalısın.

Wieso mußt du so argwöhnisch sein?

Neden bu kadar şüpheci olmak zorundasın?

Aber du mußt jetzt pressen.

Ama ıkınman gerekiyor. Tamam mı?

Du mußt zurückkommen.

Sen geri dönmelisin.

Du mußt Hibb's Kumpel sein.

Sen Hibbs'in arkadaşı olmalısın.

Wieso mußt du so viel mitnehmen?

Neden bu kadar çok almak zorundasın?

Jonathan, und du mußt Charlotte sein.

Jonathan, sen de Charlotte olmalısın.

Kate, du mußt gehen, Bernard!

Bernard! Kate, çık buradan!

Du mußt es vergessen,Sweetheart!

Bu konuyu unutmalısın tatlım.

Aber du mußt mir helfen.

Ama bana yardım etmen gerek.