German-Turkish translations for nehmen:

almak · götürmek · çekin, çekmek · alma · seçmek · koymak · katmak · sürmek · ele geçirmek · almalı · other translations

nehmen almak

Ich nehme ein Glas Wasser, bitte.

Bir bardak su alacağım, lütfen.

Nein, nein, ich nehmen.

Yok, yok, ben almak.

Nehme dich, Anna May Smith.

Seni alıyorum, Anna May Smith.

Click to see more example sentences
nehmen götürmek

Vater, nimm mich zurück!

Beni geri götür Baba!

Meine Eltern nahmen mich und meine kleine Schwester jedes Jahr mit zum Zirkus.

Ebeveynlerim beni ve küçük kız kardeşimi her yıl sirke götürürdü.

Rose, nimm mich mit!

Rose, beni de götür.

Click to see more example sentences
nehmen çekin, çekmek

Dann nehmen Sie sich einen Stuhl.

Bir sandalye çekin o zaman.

Nimm deine Pfoten weg.

Çek o pis ellerini.

Hier, nimm einen Zug.

Al, çek bir fırt.

Click to see more example sentences
nehmen alma

Nimm niemals eines Menschen Leben.

Asla bir insanın hayatını alma.

Nimm mich nicht so ernst, das war doch nur ein Witz.

Beni o kadar ciddiye alma. Bu sadece bir şaka idi.

Und vergiss nicht, deine Schmerztabletten zu nehmen, okay?

Ağrı kesicilerini almayı da unutma, tamam mı?

Click to see more example sentences
nehmen seçmek

Nimm mich, nimm mich.

Beni seç, beni seç!

Dann halt den Mund und nimm deine Waffe.

O zaman kapa çeneni de silahını seç.

Na los, nimm eine Karte!

Haydi, bir kart seç!

Click to see more example sentences
nehmen koymak

Aber statt Schokolade habe ich Gummibärchen genommen.

Ama çikolata parçacıkları yerine ayıcıklı jelibon koydum.

Ich habe nur die verschwendeten Energien genommen und alle in einen Kontainer getan: Mich.

Ben sadece bu boşa harcanan enerjileri aldım ve bir taşıyıcıya koydum: bana.

Bitte schicken Sie fünf Dutzend rote Rosen, nehmen Sie Baccara-Rosen.

Çiçekçi mi? Beş düzine gül istiyorum koyu kırmızı güller.

Click to see more example sentences
nehmen katmak

Jeder nimmt eine Etage.

Her birimiz bir kata

Selbst ein Mann wie Ed Deline, der niemanden mag, nahm ihn unter seine Fittiche.

Ed Deline gibi kimseyi sevmeyen bir adam bile onu aileye kattı.

Kat, Collishaw, ihr nehmt die Seite.

Kat, Collishaw, sizler bu tarafa.

Click to see more example sentences
nehmen sürmek

Aber nur kurze Zeit, und in dieser kurzen Zeit habe ich dein kostbares Buch genommen, Arkadier!

Ama kısa bir süreliğine. Ve o kısa süre içinde senin değerli kitabını da aldım, Arkadyalı.

Nimm die Wurmhaken aus unserem Sietch und reite den Bringer wie ein wahrer Führer.

Siyeçimize ait kisva halka kancasını al Paul ve gerçek erkeklerin lideri gibi sür.

Nimm Mehmet, ich bin muede geworden, fahr du etwas!

Al bakalım Mehmet. Ben yoruldum, biraz da sen sür! Deh!

nehmen ele geçirmek

Unsere Leute nahmen Las Palomas und Trincheras ein.

Halkımız Las Palomas ve Trincheras' ı ele geçirdi.

Und Agentin Sartana wurde gefangen genommen von Torrez.

Ajan Sartana da Torrez tarafından ele geçirilmiş.

nehmen almalı

Er muss alle zwei Stunden zwei nehmen.

Her iki saatte iki tane almalı.