German-Turkish translations for nun:

şimdi · evet · şu anda · böylece · hadi · haydi · bu durumda · hemen · bunun üzerine · other translations

nun şimdi

Netzhautablösung, Gehirnerschütterung, gebrochener Kiefer und nun ein gebrochenes Handgelenk.

Retina ayrılması, beyin sarsıntısı çenede çatlaklar, şimdi de bilek kırılması.

Nun, Leon, haben Sie fünf Minuten Zeit?

Şimdi Leon Beş dakikan var mı?

Dafür hat er gelebt und dafür stirbt er nun.

Bunun için yaşıyordu o. Bunun için de ölüyor şimdi.

Click to see more example sentences
nun evet

Nun, vielleicht kann ich Ihnen helfen.

Evet belki ben yardımcı olabilirim.

Nun, es ist ein Schokoladensuffle.

Evet, bu bir çikolatalı sufle.

Ja, nun eigentlich, ja, wir-wir kennen uns. ja wir wir trafen uns vor zwei Jahren?

Evet, peki, aslında, evet, biz birbirimizi tanıyoruz. Evet, biz biz tanışmıştık, iki yaz kadar önce?

Click to see more example sentences
nun şu anda

Von nun an werden alle Bankgebühren "Freiheitskosten" genannt.

Şu andan itibaren artık bütün ATM ücretlerine, özgürlük ücretleri denecek.

Nun, Sie wissen, wo sie jetzt ist?

Şu anda nerede olduğunu biliyor musun?

Von nun an ist es eine millitärische Angelegenheit.

Şu andan itibaren bu mesele orduya aittir.

Click to see more example sentences
nun böylece

Denn so bin ich nun mal.

Çünkü ben böyle bir insanım.

John Diggle, er wird dich von nun an begleiten.

John Diggle. Bundan böyle sana eşlik edecek.

So mache ich das nun mal, Cole!

Ben bu işi böyle yaparım Cole!

Click to see more example sentences
nun hadi

Hey, hey, nun komm schon.

Hey, hey, hadi ama şimdi.

Nun geh schon, Kumpel.

Hadi git bakalım dostum.

Nun komm, steh auf.

Hadi gel, ayağa kalk.

Click to see more example sentences
nun haydi

Na los, zeig mir, was nun passiert?

Haydi, bana şimdi ne olacağını göster?

Nun, komm jetzt.

İyi, haydi şimdi.

Nun, kommt rein.

Haydi içeri gel.

Click to see more example sentences
nun bu durumda

Nun, es ist etwas komplizierter.

Durum bundan biraz daha karmaşık.

Das ist von nun an ein Betriebsgeheimnis, Charles.

Artık bu bir devlet sırrı durumu Charles.

Nun, sicher das ist

Şey, tabii ki bu durum

Click to see more example sentences
nun hemen

Wir präsentieren Ihnen nun: Rosen, Hyazinthen, Flieder und Kornblumen, in unserem ersten Mode-Bouquet.

Ve şimdi, hemen güller, sümbüller, leylaklar ve çan çiçekleriyle ilk moda buketimizle karşınızdayız.

Nun, jetzt. Jetzt sofort.

Şimdi, hemen şu anda.

Nun, komm her.

Peki hemen gel.

Click to see more example sentences
nun bunun üzerine

Nun, das ist ein wichtiger Punkt und wir müssen es aufgreifen.

Evet, bu çok önemli bir konu ve üzerine eğilmemiz gerekiyor.

Nun das wird sich ändern.

O zaman bu, değişmek üzere.