German-Turkish translations for nur:

sadece · ama · bir tek · yalnızca, yalnız · ancak · fakat · sırf · tam · nur · other translations

We also found translations for word nur in Turkish.

nur sadece

Ist nur'ne Nase.

Sadece bir burun.

Es bleiben nur noch fünf Minuten, Ladies und Gentlemen.

Bayanlar ve baylar, Sadece beş dakika kaldı.

Also, Jungs, Skipper ist heute ein wenig indisponiert, deshalb wird es zum Tee wohl nur Brot und Marmelade geben.

Çocuklar Skipper, bu gece biraz rahatsız o yüzden çay saatinde sadece ekmek ve reçel olacak.

Click to see more example sentences
nur ama

Ich muss herraus inden wer der Typ ist, aber ich brauche Hilfe, jemanden wie Bart, nur schlau,

O adamın kim olduğunu öğrenmeliyim. Ama yardıma ihtiyacım var. Bart gibi birisi ama daha zeki.

Ja, aber es ist deine erste und ich sage das nur als Freund.

Evet ama senin ilk ilişkin. Ben sadece arkadaş olarak söylüyorum..

Aber das ist nur ein Geschenk, oder?

Ama bu sadece küçük hediye, değil mi?

Click to see more example sentences
nur bir tek

Wenn Sie Wegianer träfen und ihnen nur eine Frage stellen dürften wie würde sie lauten?

Eğer bu Vega'lılarla görüşürseniz ve size sadece tek bir soru sordursalar sorunuz ne olurdu?

Und es gibt nur eine Frau, die wusste, dass ich Shen Laosan töten wollte.

Ve bunları bilen sadece tek bir kadın var Shen Laosan'ı öldürmeye gideceğim

Wann hast du das letzte Mal nur eins gemacht?

En son ne zaman tek bir şey yaptın?

Click to see more example sentences
nur yalnızca, yalnız

Das hier ist schwer für mich und ich ich bin nur ein Mädchen aus Michigan.

Bu benim için zor bir durum ve ben Ben yalnızca Michiganlı bir kızım.

Biometrisches Design, und nur Orens Fingerabdruck wird es öffnen.

Biyometrik bir tasarım. Ve yalnızca Oren'in parmak iziyle açılıyor.

Ich will jetzt nur allein sein, bitte.

Şu an yalnız kalmak istiyorum, lütfen.

Click to see more example sentences
nur ancak

Lange Beziehungen basieren auf Verträglichkeiten und im Augenblick haben wir nur Sex.

Uzun süreli ilişkiler ortak noktalara bağlıdır şu anda bizim elimizde sadece seks var.

Es ist nur ein Schuh, das bedeutet gar nichts.

O sadece bir ayakkabı, başka hiçbir anlamı yok.

Für Krysta hatte diese Zahl nur eine einzige Bedeutung.

Krysta için bu sayının tek bir anlamı vardı. Sadece bir anlam.

Click to see more example sentences
nur fakat

Es gibt eine Menge Gründe, aber hauptsächlich wollte ich dich nur beschützen.

Bir çok sebebi var. Fakat en önemlisi sadece seni korumak istedim.

Aber das ist nur eine Legende.

Fakat bu sadece bir efsane.

Paresh, wir brauchen nur eine kleine Information.

Fakat, Paresh, sadece ufak bir bilgiye ihtiyacımız var.

Click to see more example sentences
nur sırf

Ich wollte nur ein besserer Mann für dich sein, Swan.

Sırf senin için iyi bir adam olmak istemiştim, Swan.

Warum sollte jemand all dieses Geld benutzen, nur um uns zu töten?

Neden biri bu parayı sırf bizi öldürmek için kullanıyor ki?

Freddy öffnet manchmal nur für mich.

Freddy bazen sırf benim için açar.

Click to see more example sentences
nur tam

Mein Dad hat offensichtlich eine Midlife-Crisis und sie ist wahrscheinlich nur eine Nutte.

Belli ki babam orta yaş sendromu geçiriyor. O da muhtemelen tam bir sürtük.

Genau darum möchte ich mit ihnen reden und nur mit ihnen, verstehen Sie?

İşte tam olarak bu yüzden onlarla konuşmak istiyorum, sadece onlarla.

Nur zur Erinnerung Der Drogentest wird morgen stattfinden. Genau hier.

Hatırlatıyorum sadece, yarın uyuşturucu testi yapılacak tam burada!

Click to see more example sentences
nur nur

Wenn die Risale-i Nur's Gifte sind, brauchen lir von diesen Giften tausende Kilos.

Eğer Risale-i Nurlar bir zehir ise; bizim bu zehirlere binlerce kilo ihtiyacımız var.

Vsevolod GAVRILOV Nur

Vsevolod GAVRILOV Nur