German-Turkish translations for offensichtlich:

belli · görünüşte · açık · anlaşılan · besbelli · apaçık · bariz · ortada · Açıkçası · other translations

offensichtlich belli

Offensichtlich sollte ich dich töten. Aber wie?

Belli ki seni öldürmek zorundayım, ama nasıl?

Sie will offensichtlich reden.

Belli ki seninle konuşmak istiyor.

Offensichtlich hat er irgendwann mal ihre Vagina geliebt.

Belli ki bir noktada onun vajinasını da sevmiş.

Click to see more example sentences
offensichtlich görünüşte

Sie haben offensichtlich große Pläne.

Görünüşe göre büyük planların var.

Sheldon ist weder Schall noch Licht, aber er ist offensichtlich der Dopplereffekt.

Sheldon ses veya ışık değil ama görünüşe göre Doppler etkisi olmuş.

Offensichtlich gab es einen Grund.

Görünüşe göre bir sebebi vardı.

Click to see more example sentences
offensichtlich açık

Offensichtlich ist ein Jahr vergangen.

Açıkça görülüyor ki bir yıl geçmiş.

Offensichtlich hast du ein Problem.

Açıkça görünüyor ki bir sorunun var.

Aber es ist doch so offensichtlich, was er für dich empfindet.

Ama her şey açık. Senin için ne hissettiği belli.

Click to see more example sentences
offensichtlich anlaşılan

Offensichtlich will jeder diese neue Platte hören.

Anlaşılan herkes bu yeni plağı dinlemek istiyor.

Offensichtlich ist Mia lesbisch.

Mia bir anda lezbiyen oldu.

Offensichtlich tanzt unser Mädchen hier.

Anlaşılan bizim kız burada dans ediyor.

Click to see more example sentences
offensichtlich besbelli

Ihr Föderierten seid offensichtlich eine fortschrittliche Kultur.

Siz Federasyon'lular besbelli, gelişmiş bir kültürsünüz.

Irgendjemand lügt hier offensichtlich.

Besbelli birisi yalan söylüyor

Offensichtlich, aber wir können ihr was Anderes anbieten.

Besbelli, ama ona başka bir şey önerebiliriz:

Click to see more example sentences
offensichtlich apaçık

Offensichtlich keine Flugpläne für sechs Wochen.

Bu apaçık altı haftalık uçuş planı değil.

Offensichtlich eine fundamen talistische Splittergruppe.

Kıytırık köktendinci bir grup oldukları apaçık.

Das sind offensichtlich keine Flugpläne für sechs Wochen.

Apaçık görülüyor ki bu altı haftanın planı değil.

Click to see more example sentences
offensichtlich bariz

Ich muss eine Frage stellen und die Antwort mag offensichtlich sein dennoch ist es eine sehr wichtige Frage.

Sormam gereken bir soru var ve cevabı bariz belli olabilir Ama yine de çok önemli bir soru.

Nein, ich übersehe etwas Offensichtliches, Rory!

Hayır, bariz olan bir şeyi kaçırıyorum, Rory!

Gibson will Rache, das ist offensichtlich.

Gibson intikam istiyor, bu bariz.

Click to see more example sentences
offensichtlich ortada

Mein Dad hat offensichtlich eine Midlife-Crisis und sie ist wahrscheinlich nur eine Nutte.

Belli ki babam orta yaş sendromu geçiriyor. O da muhtemelen tam bir sürtük.

Sheldon ist ein sehr kluger Mann, und er will das offensichtlich geheim halten.

Sheldon çok akıllı bir adamdır. Bunu da gizli tutmak istediği ortada.

Aber er ist offensichtlich wertvoll für Peking, was ihn wertvoll für uns macht.

Ama Pekin için değerli olduğu ortada, yani bu onu bizim için de değerli yapar.

offensichtlich Açıkçası

Offensichtlich funktioniert das nicht immer.

Açıkçası bu her zaman işe yaramaz.

Ich meine, offensichtlich nicht nichts.

Demek istediğim, açıkçası, hiçbir şey değil.