German-Turkish translations for recht:

-oldukça · haklı, hak · sağın, sağ · düz · doğru · tam · köşe · pek · uygun · kesin · adalet · kanun · hukuk · yasa · yasal · other translations

recht -oldukça

Ich meine, ich habe Recht, oder?

Haklı olan benim, değil mi?

Drei Autos, rechte Fahrbahn.

Üç araba geride, sağ şeritte.

Denn du hattest Recht, Bert.

Çünkü sen haklıydın Bert.

Click to see more example sentences
recht haklı, hak

Ich meine, ich habe Recht, oder?

Haklı olan benim, değil mi?

Ich dachte damals, Sie haben Recht.

O zamanlar haklı olduğunu düşünüyordum.

Willst du recht haben oder glücklich sein?

Haklı çıkmak istiyorsun, mutlu olmak mı?

Click to see more example sentences
recht sağın, sağ

Gehen Sie hoch, nach rechts, fragen Sie nach Unterinspektor Tanti.

Yukarı çıkıp sağa dönün ve Müfettiş Yardımcısı Tanti'yi bulun.

Rechts kommt gleich noch einer.

Şimdi sağına başka bir tane geliyor.

Rechter Haken, linke Gerade.

Sağ aparkat. Sol direk.

Click to see more example sentences
recht düz

Sie haben natürlich auch Recht.

Elbette sen de haklısın tabii.

Vielleicht haben sie recht, Brian.

Belki de onlar haklı Brian.

Vielleicht hab ich Recht, Jay.

Belki de haklıyımdır, Jay.

Click to see more example sentences
recht doğru

Nichts kann mich vom rechten Weg abbringen.

Hiçbir şey beni doğru yoldan çıkartamaz.

Kipp deinen Kopf nach rechts.

Kafanı sağa doğru yatır.

Zwei Meilen geradeaus und dann nach rechts.

İki mil doğru git, sonra sağa dön.

Click to see more example sentences
recht tam

Rechts hinter Dir,Michael.

Tam arkandayım, Michael.

Da drüben rechts.

Sağda tam orada.

Tommy, Ruder hart rechts.

Tommy, dümen tam sağ.

Click to see more example sentences
recht köşe

Lasst mich runter. Rechte Ecke.

Beni sağ köşeye indirin.

Bewaffnet, rechte Ecke.

Silahlı, sağ köşede.

Obere rechte Ecke.

Şağ üst köşesinde.

Click to see more example sentences
recht pek

Okay, gib mir deine rechte Hand.

Peki, bana sağ elini ver.

Was, wenn Wells recht hat?

Peki ya Wells haklıysa?

Nicht so recht, Mr Sisko.

Pek değil, Bay Sisko.

Click to see more example sentences
recht uygun

Beide haben recht.

İkisi de uygun.

Das ist nicht wirklich die rechte Zeit.

Bu gerçekten uygun bir zaman değil.

Ist mir recht, Sir.

Bu bana uygun, efendim

recht kesin

Klappe, ich kenne meine Rechte.

Kes sesini! Haklarımı biliyorum.

Geht rechts zum Mechanikraum, und schneidet das Spannungskabel des Aufzugsschloss durch.

Sağa dönün mekanik odasına gidin, asansörün kilidini açmak için gerilim kablosunu kesin. Nasıl?

recht adalet

Freiheit, Rechte, Gerechtigkeit.

Özgürlük, haklar, adalet.

Freiheit und Recht für uns alle!

Bağımsızlık ve adalet "Hepimiz için

recht kanun

Immerhin gab es kein internationales Copyright-Recht und es gab befriedigenden Bedarf.

Nihayetinde, uluslararası bir telif hakkı kanunu yoktu ve talebi karşılıyorlardı.

Über die Ehe-Rechte vom Staat, wo ich in der Hochzeitskapelle arbeite?

Çalıştığım nikah kilisesinin bulunduğu eyaletin nikah kanunları konusunda mı?

recht hukuk

Professor für Recht und Finanzen University of California, San Diego

Hukuk ve Maliye Profesörü California üniversitesi, San Diego

recht yasa

Na, hier kommt Mr Recht und Gesetz persönlich.

Pekala. İşte Bay Yasa ve Düzen şahsen geliyor.

recht yasal

Recht auf anwaltliche Beratung.

Yasal görüş hakkı, askıya alındı.