German-Turkish translations for rein:

içeriye, içeri · saf · sadece · içine · temiz · tam · yalnızca · basit · berrak · halis · has · other translations

rein içeriye, içeri

Kommen Sie rein, ich hab eine kleine Überraschung für Sie.

Hadi içeri girelim, size küçük bir sürprizimiz var.

Leute, kommt rein.

İçeri gelin beyler.

Alle nach drinnen, rein, rein.

Herkes, içeri, içeri, içeri.

Click to see more example sentences
rein saf

Ich habe reines arisches Blut.

Ben saf Aryan kanından geliyorum.

Rein, ehrlich, gänzlich.

Saf, dürüst, temiz.

Aber es gibt nichts Reines in Afrika.

Ama Afrika'da hiç saf bir şey yok.

Click to see more example sentences
rein sadece

Bitte, komm einfach wieder rein.

Lütfen, sadece içeri geri gel.

Die Droge kann berauschend sein, aber reines Kaliumpermanganat ist giftig.

Madde belki alkollü olabilir ama saf potasyum permanganat sadece zehirli.

Bitte ich muss da nur für einen weiteren Song rein.

Lütfen, Sadece tek bir şarkı için daha oraya girmem lazım.

Click to see more example sentences
rein içine

Nein. Schau rein.

Hayır, içine bak.

Alles hier rein!

Her şey içine!

Das ist für dich die reinste Folter, oder?

Senin için bir işkence bu değil mi?

Click to see more example sentences
rein temiz

Ein beschmutzter Körper kann nie wieder rein werden.

Ama bir vücut kirlendiğinde bir daha asla temiz olamaz.

Ein reines Herz, ein guter Schuss.

Temiz bir kalp, temiz bir atış yapar.

Rein, ehrlich, gänzlich.

Saf, dürüst, temiz.

Click to see more example sentences
rein tam

Nun du verachtest Capricaner. Er ist ein reiner Capricaner.

Senin Capricalıları küçümsemene karşın o tam bir Capricalı.

Sie erzeugen reinere und komplexere Muster als Röntgenstrahlen.

Röntgen ışınlarından daha saf ve daha tam şablonlar oluştururlar.

Oh, Brevin, genau da rein.

Oh, Brevin, tam orası.

Click to see more example sentences
rein yalnızca

Das ist reine Theorie. Wurde noch nie gemacht.

Bu yalnızca bir teori, daha önce hiç yapılmadı.

Nur Ausländer und beschränkte Amerikaner fallen auf McCormick rein.

Yalnızca yabancılar ve aptal Amerikalılar McCormick'in numaralarına kanar.

rein basit

Er kam durch einen simplen Phishing-Angriff rein?

Basit bir oltalamayla mi girmis içeri?

Es ist reine Physik.

Bu en basit fizik.

rein berrak

Reines, klares, wundervolles Wasser.

Temiz, berrak, harika bir su.

rein halis

Das ist eine reine Kreolin.

İşte bu halis Louisianalı.

rein has

Das ist handgesponnene reine Merino.

! El örgüsü has merinos yünüdür.