reinigende

Eine tiefe, reinigende Atmung.

Derin ve arındırıcı bir nefes.

Verlieren, andererseits hat einen reinigenden Effekt.

Diğer taraftan kaybetmeninse, arındırıcı bir etkisi vardır.

Hier spricht der Virenüberträger der neuen Kirche des reinigenden Bösen.

Ben Salgın Yayıcısı, kötülüğün temizlendiği yeni kiliseden konuşuyorum.

Ich könnte ein reinigendes Bier vertragen.

İşte bu, bir Cleansing Ale içerim.