riesengroße

Eines riesengroßen Organismus'.

İnanılmaz boyutlardaki organizmanın.

Du bist ein riesengroßer Affenarsch.

Sen kocaman bir bok çuvalısın.

Ein riesengroßer schokoladenfarbener Labrador, Digby.

Büyük bir çikolata rengi Labrador, Digby.

Du riesengroßes Arschloch!

Sen götverenin tekisin!

Honda hat einen riesengroßen Fehler gemacht.

Honda, büyük, büyük bir hata yaptı.

Das ist eine riesengroße Welt da draußen, Jeryline.

Dışarıda kocaman büyük bir dünya var, Jeryline.

Und diese Person ist ein riesengroßes Arschloch.

Ve bu dönüştüğüm kişi, tam bir yavşak.

Alles war so riesengroß.

Her şey çok yüksekti.

Sie sagte ein "riesengroßer Cannoli" und ich hörte zu.

Büyük büyük cannoli" diyordu ve ben dinliyordum.

Ein riesengroßer Nagel.

Kaliteli bir çivi.