German-Turkish translations for schaffen:

yapmak · yaratmak · başarmak · getirmek · götürmek · oluşturmak · becermek · çalışmak · yaratılmak · other translations

schaffen yapmak

Ein Ort wie für ein Wunder geschaffen.

Bir mucize için yapılmış bir yer.

Aber irgendwie schaffst du es immer.

Ama bir şekilde her zaman yapıyorsun.

Du hast es geschafft, ok?

İyi yaptın, tamam mı?

Click to see more example sentences
schaffen yaratmak

Mutige Pioniere haben eine neue Nation geschaffen.

Cesur liderlerimiz yoktan yeni bir ulus yarattılar.

Wir können neues Leben schaffen.

Yeni bir hayat yaratabiliriz.

Und das schuf ein Monster ein Monster, das eine Blutspur von hier bis Sinaloa hinterlassen hat.

Ve bu bir canavar yarattı, buradan Sinaloa'ya kadar kan izi bırakan bir yaratık.

Click to see more example sentences
schaffen başarmak

Wir haben's geschafft.

Evet, biz başardık.

Wie hast du das so schnell geschafft?

Bunu nasıl bu kadar çabuk başardınız?

Wir haben es geschafft.

Bu işi biz başardık.

Click to see more example sentences
schaffen getirmek

Wenn wir ihn zurückholen, schaffe ich vielleicht

Eğer onu gemiye getirebilirsek belki ben onu

Schaffen Sie sofort einen Fotografen her.

Buraya hemen bir fotoğrafçı getirin.

Schaffen Sie sofort Walt Cummings her!

Hemen Walt Cummings'i buraya getirin!

Click to see more example sentences
schaffen götürmek

Dann schafft diese wimmernden Schauspieler-Ärsche dorthin.

Öyleyse o hanım evladı aktörleri oraya götürün.

Schafft ihn raus.

Götürün onu buradan.

Alice, schafft sie raus!

Alice, götür onu buradan!

Click to see more example sentences
schaffen oluşturmak

Ich schaffe eine telepathische Verbindung.

Telepatik bir bağ oluşturarak başlayacağım.

Möglicherweise von intelligentem Leben geschaffen.

Muhtemelen zeki yaşam formları tarafından oluşturulmuş.

Die Nanosonden schaffen neue Interlinkknoten. Widerstand ist zwecklos.

Bu nanosondalar sol yarıkürenizde yeni bağlanma düğümleri oluşturacak.

Click to see more example sentences
schaffen becermek

Okay, okay, ich schaffe es.

Tamam, tamam. Bunu becerdim.

schaffen çalışmak

Mit Teamwork können wir alles schaffen

Ekip çalışmasıyla her şeyi yapabiliriz

schaffen yaratılmak

Wir sind füreinander geschaffen." Füreinander geschaffen.

Birbirimiz için yaratılmışız." Birbiri için yaratılmak.