schlürft

Deutscher Schäfer aktiviert Tennisball-Kanone, "während fettes Kind Energydrink schlürft.

Tombul Çocuk Enerji İçeceğini Yudumlarken Alman Kurdu Tenis Topu Fırlatıcısını Çalıştırıyor.

Ich schlürfe gerne meine Suppe.

Ben de çorbamı şapırdatmayı severim.

In einigen Minuten versuche ich, aus Sanjays Kopf Nektar zu schlürfen.

Birkaç dakika sonra Sanjay'ın kafasından akan nektarı içmeye çalışacağım.

Ganz ohr schlürft ich Accorde ein,

Kulak kesilip tüm zorluğu kabullendim.

Damit du Mai Tais schlürfst?

Mai tai içmen için mi?

Oder zu schlürfen, wenn du Ramen isst.

Ya da erişte yerken ses çıkartmaya.

Oder zu schlürfen, wenn ich Ramen esse.

Ya da erişte yerken ses çıkartmaya, haklısın.