schlechte

Sie sind eine gute Krankenschwester, aber ein schlechter Lügner.

Çok iyi bir hemşiresin, ama çok kötü bir yalancısın.

Ich meine, selbst ich fühle mich etwas schlecht.

Yani ben bile kendimi biraz kötü hissediyorum.

Ich weiß, aber jetzt ist ein schlechter Zeitpunkt dazu.

Biliyorum ama şimdi gerçekten kötü bir zaman.

Ich habe leider schlechte Nachrichten.

Korkarım ki sana kötü haberlerim var.

Ich habe etwas Geld für schlechte Zeiten beseite geschafft.

Kötü günler için para biriktirdiğim bir zula var.

Aber ich habe schlechte Nachrichten für euch, Dudes.

Ama sizin için kötü haberlerim var dostlar.

Ich habe eine schlechte Nachricht für euch.

Ben sizin için bazı kötü haberlerim var.

Sehr, sehr schlechte Idee.

Çok, çok kötü bir fikir.

Aber ich habe schlechte Neuigkeiten.

Ama bazı kötü haberlerim var.

Ich hatte ein schlechtes Gefühl bei diesem Einsatz.

Bu operasyon konusunda içimde kötü bir his vardı.