German-Turkish translations for schlimm:

kötü · fena · berbat · ciddi · ağır · other translations

schlimm kötü

Ihr Darm könnte ischämisch werden oder noch schlimmer, eine Invagination bekommen.

Bağırsakları iskemiye girebilir ya da daha kötüsü laksatif absorbe olabilir.

Mütter sind schlimmer.

Anneler daha kötü.

Ich glaube, es wird nichts Schlimmes passieren.

Kötü bir şey olacağını hiç sanmıyorum.

Click to see more example sentences
schlimm fena

Von bösen Geistern und verfluchten Schicksalen, von der tiefsten Nacht und weit schlimmeren Dingen.

Kötü ruhlardan ve melun bahtlardan en zifirî geceden ve daha da fena olanlardan.

Der Mann ist schlimm verletzt, Harry.

O adam çok fena yaralanmış Harry.

Es ist schlimm, Ray.

Durum çok fena Ray.

Click to see more example sentences
schlimm berbat

Ich hatte einen schlimmen Alptraum.

Çok berbat bir kabus gördüm.

Ladies und Gentlemen, das hätte viel schlimmer ablaufen können.

Bayanlar ve baylar, bu olduğundan çok daha berbat olabilirdi.

Der Verkehr schlimmer.

Trafik daha berbat.

Click to see more example sentences
schlimm ciddi

Nein, es ist nichts Schlimmes.

Hayır, ciddi bir şey değil.

Nora, wie schlimm ist es?

Nora, durum ne kadar ciddi?

Ist das schlimm für dich?

Senin için ciddi bir şey mi?

Click to see more example sentences
schlimm ağır

Er ist nicht schlimm verletzt.

O kadar ağır yaralı değil.