schmierigen

Dich an diesen schmierigen Perser ranzuschmeißen.

Kendini o yağlı İranlının önüne atıyorsun.

Der Typ ist schmierig.

Bu adamın modası geçmiş.

Öl enthaltend oder mit Öl durchsetzt"oder" salbungsvoll, kriecherisch, schmierig".

İnce, uzun bir borusu olan yağ kabı"ya da" Dalkavuk, yağcı, kaypak.

Und jetzt will dieser schmierige Polacke dasselbe.

Ve şimdi bu cilalı Polack da aynısını istiyor.

Du bist ein schmieriger Ehezerstörer.

Sen yuva yıkan bir pisliksin.

Genau wie Sie und Ihr schmieriger Partner.

Sen ve senin İtalyan ortağın gibi.

Diese schmierigen Giuseppe-Brüder verstanden das nie.

O kaypak Giuseppe Kardeşler bunu hiç anlayamadı.

Und kindisch und schmierig.

Ayrıca çocuksu ve yapışkan.

Nie mehr Mikado und schmierige Tenöre.

Artık Mikado ve kılıksız tenorlar yok.

Grau, schmierig, rußig.

Gri, Neşesiz, küflü.