schwarzen

Dieser schwarze, republikanische Gewerkschaftsbursche braucht etwas Energie.

Bu zenci cumhuriyetçi sendika dağıtıcısının enerjisine ihtiyacı var.

Weißer Schal, schwarze Knöpfe, weiße Schuhe.

Beyaz şal, siyah düğme, beyaz ayakkabı.

Heißt "schwarze Krawatte"eigentlich" wahlweise schwarze Krawatte"?

Smokin isteğe bağlı demek smokin giyilecek demek mi?

Ein schwarzer Geschäftsmann wie Sie?

Senin gibi siyah bir işadamı?

Ich brauche eine schwarze Jacke.

Tek ihtiyacım olan siyah bir ceket.

Ich habe eine schwarze Freundin.

Benim siyah kız arkadaşım var.

Sie trägt ein schwarzes Kleid.

Siyah bir elbise giyecek.

Ich finde diese schwarzen Uniformen zutiefst trist.

Bu siyah üniformalar gerçekten çok karartıcı.

Schwarzer Ford-Truck fährt Richtung Süden.

Siyah Ford kamyonet güneye gidiyor.

Dann sah ich eine schwarze Katze.

Sonra kara bir kedi gördüm.