German-Turkish translations for sonderbar:

garip · tuhaf · acayip · other translations

sonderbar garip

Unsere Freunde kommentierten oft dass wir ein sonderbares Paar wären, "Gabrielle und ich.

Arkadaşlarımız sık sık Gabrielle ve benim garip bir çift olduğumuzu söylerdi.

Es war sehr groß und sonderbar, mit vielen leeren Räumen und Geheimgängen.

Çok büyük ve garipti, bir çok boş odası ve gizli geçitleriyle.

Das ist sonderbar.

Bu garip işte.

Click to see more example sentences
sonderbar tuhaf

Ein höchst sonderbarer Eintrag.

Kütüphanemiz için tuhaf bir kayıt.

Ich wusste, dass Sie sonderbar sind, aber das ist extrem, sogar für Ihre Verhältnisse.

Çok tuhaf olduğunu biliyordum ama bu kadarı da fazla, hatta senin standartlarına göre bile.

Ich weiß nicht, was das heißt. Aber es klingt fast so sonderbar, wie du aussiehst.

O ne demek bilmiyorum ama en az göründüğün kadar tuhaf geliyor kulağa.

Click to see more example sentences
sonderbar acayip

Z ieh doch die Handschuhe ausein sonderbares Auto, nicht wahr?

Çıkarsana şu eldivenleri ya. Acayip araba, değil mi?