spendiere

Spendieren Sie einem Landsmann ein Essen?

Bir Amerikalıya yemek ısmarlar mısınız?

Ich spendiere Ihnen ein Dinner.

Sana akşam yemeği ısmarlayayım.

Wann hat General O'Neill zuletzt ein Essen spendiert?

General O'Neill en son ne zaman yemek ısmarlamıştı?

Ich spendiere Ihnen einen Martini.

Gel, sana bir martini ısmarlayayım.

Dann spendiere ich noch eine Runde und du verlässt heute die Stadt.

Bu durumda, sana bir tane daha ısmarlarım, ve şehri bu gece terk edersin.

Sie müssen mir nichts spendieren, es war doch nichts Besonderes.

Bana bir şey ısmarlamanıza gerek yok. Önemli bir şey değildi.

Wir haben gegessen, und ich habe ein paar Runden spendiert.

Evet, yemek yedik ve birkaç tur içki ısmarladım.

Hey, Kumpel, mein Freund will mir noch einen Drink spendieren.

Hey, ahbap, arkadaşım bana bir içki daha ısmarlamak istiyor.

Und ich sage: "Ich spendiere dir 'nen Drink und erklär's dir.

Ben de dedim ki, "Sana bir içki ısmarlayayım. Öyle anlatırım.

Kleiner Bruder, ich muss dir ein anderes mal ein Bier spendieren.

Küçük kardeşim sana başka bir zaman bira ısmarlamak zorundayım.