spezielle

Aber begabte Chirugen können sehr spezielle Reaktionen hervorrufen.

Ama yetenekli cerrahlar çok iyi sonuçlar doğurabilir.

Dieses spezielle Opfer ist eine Geste, ein Symbol meiner Hingabe.

Bu çok özel bir fedakârlık Bir jest. Bu benim sözümün bir göstergesi.

Wir hatten eine sehr spezielle Beziehung.

Bizim çok özel bir ilişkimiz vardı.

Ich habe einen speziellen Stift.

Bende özel bir kalem var.

Doch ich habe spezielle Fähigkeiten.

Ama benim özel yeteneklerim var.

Warum folgen Sie diesem speziellem Guatrau?

Neden özellikle Guatrau'nun peşinden gidiyorsun?

Ein spezieller Flügel für spezielle Insassen.

Özel mahkûmlar için özel bir bölüm.

Ein spezieller Freund.

Özel bir arkadaş.

Sie klauen Menschen, speziell ehemaliges Militär Personal.

İnsanları çalıyorlar özellikle de eski askerî personeli.

Seid ihr zwei spezielle kleine Freunde?

Siz özel küçük dostlar mısınız?