German-Turkish translations for springen:

atlamak · zıplamak · fırlamak · sıçramak · koşmak · other translations

springen atlamak

Sie ist gestolpert oder gesprungen.

Ayağı takıldı, ya da atladı.

Er erkletterte sechs Stockwerke eines Docklands Apartmenthauses, sprang auf den Balkon und tötete Van Coon.

Rıhtım civarındaki binalardan birine altı kat tırmandı, balkona atladı ve Van Coon'ı öldürdü.

Francis sprang ihn an.

Francis onun üstüne atladı.

Click to see more example sentences
springen zıplamak

Sie rennt, schnüffelt, springt und starrt.

Koşuyor ve kokluyor ve zıplıyor ve bakıyor.

Muffi, du springst, ich ziehe.

Huysuz, sen zıpla ben çekeyim.

Alle sprangen zur Seite, er prallte auf

Herkes bir kenara zıpladı ve o çarptı.

Click to see more example sentences
springen fırlamak

Miguel sprang auf und

Miguel de ayağa fırladı ve

Delicata springt im Viereck.

Delicata bir anda yerinden fırladı.

Seine Augen sprangen aus den Hoehlen, seine Zaehne verfault, seine Haende verkrampft.

Gözleri yuvalarından fırlamış gibiydi dişleri sararmıştı ve elleri tamamen kırışmıştı.

springen sıçramak

Einer unserer vermissten Raptoren sprang in Dradis-Reichweite.

Kayıp raptorlarımızdan biri dradis menzili içine sıçradı.

Die übrigen Zylonen sind gesprungen.

Geri kalan bütün Cylonlar sıçradı.

Zwei Kampfsterne sind soeben in den Orbit gesprungen.

Az önce iki Savaş Yıldızı yörüngeye sıçradı.

springen koşmak

Deswegen bin ich in ein Flugzeug gesprungen und hierher geeilt.

Ben de bir uçağa atladım ve koşa koşa buraya geldim.

Sie rennt, schnüffelt, springt und starrt.

Koşuyor ve kokluyor ve zıplıyor ve bakıyor.