German-Turkish translations for steigen:

yükselmek · çıkmak · artış, artırmak · binmek · tırmanmak · yükselme · artma · other translations

steigen yükselmek

Herzschlagfrequenz erhöht sich, Blutdruck steigt

Kalp atışı yükseliyor kan basıncı artıyor.

Der Oldruck steigt.

Yağ basıncı yükseliyor.

Wenn die Luftfeuchtigkeit steigt und dein Produkt trüb wird?

Nem yükseldiğinde ve ürünün bulanıklaşmaya başladığında ne olacak?

Click to see more example sentences
steigen çıkmak

Er stieg durchs Küchenfenster und nahm den Bus nach Shebwa.

Mutfak penceresinden çıkmış ve Şabva iline giden bir otobüse atlamış.

Tun Sie mir den Gefallen und steigen Sie aus.

Bana bir iyilik yap ve kamyondan çık.

Du schwingst hoch, ich steige ab.

Sen tepeye çıktın, ben aşağı.

Click to see more example sentences
steigen artış, artırmak

Deine Neurotransmitter-Werte steigen ständig.

Nöro iletken seviyenizde artış var.

Aber leider sind meine Gebühren gestiegen.

Ama maalesef ücretim biraz arttı.

Unsere Heilungsrate stieg an.

Çünkü tedavi oranımızda artış var.

Click to see more example sentences
steigen binmek

Bitte steigt ein.

Lütfen arabaya binin.

Paul fährt zum Flughafen und steigt in ein Flugzeug.

Paul havaalanına gidiyor. Evet. Bir uçağa binecek.

Schnell, steigt ins Auto.

Çabuk olun, binin arabaya.

Click to see more example sentences
steigen tırmanmak

Trotzdem, auf Berge steigen ist völliger Unsinn, Heinrich.

Yine de, dağlara tırmanmak bir budala eğlencesidir, Heinrich.

Steigt auf einen Berg

Ve tırmanacak bir dağ.

steigen yükselme

Ihr Blutdruck steigt wieder.

Kan basıncı yükselmeye başladı.

Die Spannung steigt weiter.

Tansiyon yükselmeye devam ediyor.

steigen artma

Während dieser Fast-Food-Revolution stieg die Zahl an Krebstoten immer weiter.

Fast-food devrimi ulusu sarmışken, Amerika'daki kanser ölümleri artmaya devam ediyordu.