German-Turkish translations for stellen:

sormak · olmak · kurmak · etmek · yer · vermek · yapmak · ayarlamak · getirmek · other translations

stellen sormak

Darf ich Ihnen eine persönliche Frage stellen?

Ben sana kişisel bir soru sorabilir miyim?

Wir müssen Ihnen ein paar Fragen stellen.

Size bir kaç soru sormak istiyoruz.

Ich möchte alle eine Frage stellen.

Herkese bir soru sormak istiyorum

Click to see more example sentences
stellen olmak

Kann ich Ihnen einige Fragen stellen?

Sana birkaç soru sorabilir miyim? Olur.

Gefahrlose Stellen werden unpassierbar.

Güvenli sanılan yerler geçilmez olur.

Wenn Sie Wegianer träfen und ihnen nur eine Frage stellen dürften wie würde sie lauten?

Eğer bu Vega'lılarla görüşürseniz ve size sadece tek bir soru sordursalar sorunuz ne olurdu?

Click to see more example sentences
stellen kurmak

Wir stellen eine neue Regierung, bauen ein neues Jerusalem.

Yeni bir hükümdarlık, yeni bir Kudüs kuruyoruz.

Wir müssen eine Falle stellen.

Bir tuzak kurmamız gerekiyor.

Und eine Falle stellen.

Ve bir tuzak kurmak.

Click to see more example sentences
stellen etmek

Und allesind bereit, ihre Schuheals Brennmaterial zur Verfügungzu stellen.

Fakat mürettebatla konuştum ve hepsi ayakkabılarının yakılmasını kabul ettiler.

Ich möchte Wanda zufrieden stellen.

Wanda'yı mutlu etmek istiyorum.

Sie können mir den ganzen Tag weiter Fragen stellen.

Bana tüm gün soru sormaya devam edebilirsin.

stellen yer

Gefahrlose Stellen werden unpassierbar.

Güvenli sanılan yerler geçilmez olur.

Aber lasst mir die schmutzigen Stellen.

Ama kirli yerleri bana bırakın.

Stellen Sie es hin, Homn.

Onu yere bırak Homn.

stellen vermek

Lassen Sie mich Ihnen eine Frage stellen.

Size bir soru sormama izin verin.

Wir stellen hier die Ultimaten.

Ve burada ültimatomu biz veririz.

stellen yapmak

Deswegen stellen wir die Kaffeefilter zum Kaffee.

Bu nedenle kahve yaparken filtre kullanıyoruz.

stellen ayarlamak

Stellen Sie die Sinuswelle so ein, dass Antineutronen passieren können.

Manyetik zarfın sinüs dalgasını anti-nötronları geçirecek şekilde ayarlayın.

stellen getirmek

Stellen Sie das Messgerät auf Gleichstrom.

Tamam, voltmetreyi DC ölçeğine getir, tamam mı?