German-Turkish translations for teilen:

paylaşmak · bildirmek · bölmek · katmak · other translations

teilen paylaşmak

Ich mochte schon immer zwei Leadgitarristen, aber ich selbst wollte nie teilen.

Her zaman 'twin axe attack'ın hayranıyımdır ama, kendim, hiç paylaşmak istemedim.

Wir teilen, oder wir verhungern.

Ya paylaşırız ya da açlıktan ölürüz.

Immerhin würden wir etwas teilen.

En azından bir şey paylaşmış olurduk.

Click to see more example sentences
teilen bildirmek

Weißt du, was der traurigste Teil ist?

En üzücü kısmı ne biliyor musun?

Weißt du, was der beste Teil ist?

En iyi yanı ne biliyor musun?

Vielleicht bin ich auch Teil des Experiments. Nein!

Belki de, bilemiyorum ama ben de bu deneyin bir parçasıyım.

Click to see more example sentences
teilen bölmek

Teile und herrsche, Sarah.

Böl ve fethet, Sarah.

Wie Napoleon, teile und herrsche.

Şimdi Napolyon gibi bölüp fethedeceğim.

teilen katmak

An Schulaktivitäten teilzunehmen ist ein Teil ihrer Genesung.

Okul aktivitelerine katılmak, onun tedavisinin bir parçası.

Mein Onkel Laverne nahm am großen Flint-Sitzstreik teil.

Laverne amcam, Flint'te ki Büyük Oturma Eylemi'ne katılmıştı.