German-Turkish translations for tot:

ölmüş · ölü · cansız · hareketsiz · merhum · rahmetli · other translations

tot ölmüş

Ich habe drei Tote, unzählige Verletzte.

Üç kişi öldü ve sayısız yaralı var.

Er ist tot, nicht wahr?

O öldü, öyle değil mi?

Nur einer von ihnen ist tot, aber beide sind durchgeknallt.

Sadece bir tanesi öldü, ama sonuçta ikisi de çatlak.

Click to see more example sentences
tot ölü

Ich kenne viele tote Leute.

Ben bir sürü ölü insan tanıyorum.

Tote alte Legenden.

Eski ölü efsanelerden.

Nach Wegfall des Stroms soll die tote Kröte unabhängig von äußerer Energie weiterleben.

Akım durduğunda, ölü kurbağa dış güç kaynaklarından bağımsız olarak canlanır.

Click to see more example sentences
tot cansız

Ein Gewehr, tote Hände.

Bir pompalı, cansız eller.

Aber der weiße Mann glaubt, alles sei tote Materie:

Ama beyaz adam, her şeyin cansız olduğuna inanır:

Nein, Beaugard ist tot! Tot?

Yok canım, Beaugard öldü!

Click to see more example sentences
tot hareketsiz

Der tote Leviathan bewegt sich.

Ölü Leviathan hareket ediyor.

Es ist eine liebe Geste, doch die Wahrheit ist, sie ist tot.

Güzel bir hareket ama gerçek şu ki o artık öldü.

Und ich sage, ich bin tot. Und bewege mich.

Ben de ölüyüm, ve hareket ediyorum diyorum.

tot merhum

Die Tote verstarb infolge eines graduellen Aussetzens ihrer Körperfunktionen.

Merhumun vücut fonksiyonları kademeli bir şekilde azalıp durmuş.

Was ist mit Dr. Haskell und dem toten Bürgermeister?

Peki ya Dr. Haskell ve merhum belediye başkanı?

tot rahmetli

Dir bestimmt, toter John Lennon.

Eminim olmuştur rahmetli John Lennon.