German-Turkish translations for tragen:

giymek · takmak · taşımak · other translations

tragen giymek

Normalerweise tragen Sie einen Schlaghandschuh, aber hier tragen Sie zwei.

Şimdi, normalde bir eldiven giyiyorsun. Ama, bak burada iki tane giymişsin.

Warum tragen Sie diesen Krankenhauskittel?

Neden hastane elbisesi giyiyorsun?

Deshalb tragen Sie eine Rettungsweste.

Bu nedenle o can yeleğini giyiyorsun.

Click to see more example sentences
tragen takmak

Tragen Sie Gürtel oder Hosenträger?

Kemer mi takıyorsunuz yoksa askı mı?

Willst du sicher kein Abhörgerät tragen?

Dinleme cihazı takmak istemediğine emin misin?

Sie muss das vier Wochen tragen.

Bunu dört hafta takmak zorunda.

Click to see more example sentences
tragen taşımak

Aber in Detroit müssen Polizisten immer eine Waffe tragen.

Ama Detroit'da polisler her zaman silah taşımak zorunda.

Er ist Portier, er will es tragen.

O bir hamal ve onları taşımak istiyor.

Sie verbot das Tragen von Schwertern, sogar die gälische Sprache.

Kılıç taşımak ve hatta İskoçça konuşmak bile yasaklandı.

Click to see more example sentences