traurigen

Ich habe meine eigene traurige Geschichte.

Benim de kendi hüzünlü hikâyem var.

Nein. Bitte, ein Löwe frisst einen traurigen Clown.

Lütfen, bir aslan üzgün bir palyaçoyu yiyor.

Wirklich eine traurige Geschichte.

Gerçekten de üzücü bir hikaye.

Traurig, jetzt beeindruckt sie mich wirklich.

Üzücü, beni şimdi gerçekten etkiledi.

Sméagols Leben ist eine traurige Geschichte.

Sméagol'ın hayatı hüzünlü bir hikayedir.

Traurig, aber wahr.

Üzücü ama doğru.

Sie sind wirklich traurige Menschen.

Onlar gerçekten kederli insanlar.

Eine traurige Geschichte, aber geläufig.

Hüzünlü bir hikâye, ama yaygın.

Traurig, aber wahr, wir werden glücklich sein

Korkunç ama doğru. Ama mutlu olacağız.

Verflixt, eine wirklich traurige Geschichte.

Kahretsin, gerçekten çok acıklı bir öykü.