German-Turkish translations for unterrichten:

ders vermek · öğretmek · eğitmek · other translations

unterrichten ders vermek

Oh, Turk, manchmal unterrichte ich sie, manchmal unterrichten sie mich.

Turk, bazen ben onlara ders vereceğim, bazen de onlar bana ders verecek.

J.D. wird hier auch unterrichten.

J.D. de burada ders verecek.

Das Unterrichten verdirbt deinen Instinkt, Wiesler.

Ders vermek içgüdülerine yaramıyor, Wiesler.

Click to see more example sentences
unterrichten öğretmek

Unterrichten ist eine riesige Verantwortung.

Öğretmek büyük bir sorumluluk gerektirir.

Du bist zum Unterrichten geboren.

Sen öğretmek için doğmuşsun.

Aber die Musik ist meine Rettung. Unterrichten und spielen.

Ama müzik benim kurtuluşum oldu öğretmek ve çalmak.

unterrichten eğitmek

Also bitte unterrichte mich.

O yüzden lütfen beni eğit.