German-Turkish translations for unterscheiden:

farklı olmak · ayrılmak, ayırmak · fark etmek · ayırt etmek · other translations

unterscheiden farklı olmak

Der Unterschied ist, ich weiß, wer ich bin und wo ich hingehöre.

Tek farkımız, ben kim olduğumu ve nereye ait olduğumu biliyorum.

Wie kann das der Unterschied zwischen gut und böse sein?

İyi ve kötü arasında ne kadar fark olabilir ki?

Ein Tag, eine Woche, ein Jahr, da war kein großer Unterschied.

Çok büyük bir farkı olmayan uzun bir gün, hafta, yıl gibi.

Click to see more example sentences
unterscheiden ayrılmak, ayırmak

Wer kann schon zwei Koreaner voneinander unterscheiden?

Kim iki Koreliyi birbirinden ayırt edebilir?

Doch meine Sentinels können sie unterscheiden.

Ama Gözcülerim onları ayırt edebiliyor.

Es sind diese unausgesprochenen Sachen, die uns von Schakalen und Hyänen unterscheiden. In Ordnung?

Bizi çakal ve sırtlanlardan ayıran ve bahsi geçmeyen bir yapıştırıcıdır bu, tamam mı?

Click to see more example sentences
unterscheiden fark etmek

Es macht keinen Unterschied für mich.

Benim için bir şey fark etmez.

Ich will nur dienen und einen echten Unterschied in der Welt machen.

Ben sadece hizmet etmek ve dünyada gerçekten bir fark yaratmak istiyorum.

Ich habe gelernt, zwischen Realität und Halluzination zu unterscheiden.

Ben gerçek ve hayal arasındaki farkı ayırt etmeyi öğrendim.

Click to see more example sentences
unterscheiden ayırt etmek

Wer kann schon zwei Koreaner voneinander unterscheiden?

Kim iki Koreliyi birbirinden ayırt edebilir?

Doch meine Sentinels können sie unterscheiden.

Ama Gözcülerim onları ayırt edebiliyor.

Ich habe gelernt, zwischen Realität und Halluzination zu unterscheiden.

Ben gerçek ve hayal arasındaki farkı ayırt etmeyi öğrendim.

Click to see more example sentences