untersuchten

Sie untersuchen ein sehr unbedeutendes Stück eines viel größeren Puzzles.

Çok büyük bir bulmacanın çok önemsiz parçasını soruşturuyorsun.

Ich untersuche Verbrechen, keine Steuern oder Einwanderung.

Suçları araştırırım, vergi ya da göçmenleri değil.

Verzeihung, aber könnten Sie mich untersuchen?

Özür dilerim ama beni muayene edebilir misiniz?

Nein, ich untersuche einen Mord.

Hayır. Bir cinayeti soruşturuyorum.

Ich untersuche einen Mord, Dad.

Bir cinayeti soruşturuyorum baba.

Untersuche Oberschenkelarterie keine Verstopfung.

Femoral atardamara giriyorum. Tıkanıklık yok.

Ihr Leute untersucht eine Schießerei, richtig?

Siz bir vurulma olayını soruşturuyordunuz, değil mi?

Ich untersuchte einen Entführungsfall.

Bir kaçırılma olayını araştırıyordum.

Ich untersuche ein paar Krankenhausbesuche.

Birkaç klinik ziyaretini araştırıyorum.

Aber warum untersucht sie überhaupt Pokerbetrug?

Ama neden poker sahtekârlarını araştırsın ki?