German-Turkish translations for völlig:

tamamen · tam · yepyeni · bütünüyle, bütün · tümüyle · bambaşka · other translations

völlig tamamen

Ein völlig neues Leben.

Bu tamamen yeni bir hayat.

Sie haben völlig verschiedene Sachen bestellt.

Tamamen farklı şeyler sipariş etmişler.

Einen völlig Fremden.

Tamamen yabancı birini.

Click to see more example sentences
völlig tam

Denn meine ist ein völliges Fiasko.

Çünkü benimki tam bir fiyasko.

Ich bin völlig unspirituell.

Ben tam anlamıyla yüzeyselim.

Jeden Sonntag wird das hier ein völliges Würstchenfest.

Her Pazar, tam burada muhteşem bir sosis ziyafeti olacak.

Click to see more example sentences
völlig yepyeni

Vielleicht kenne ich einen völlig neuen Markt.

Belki ben yepyeni bir piyasa biliyorumdur.

Eine völlig neue Lebensform.

Yepyeni bir yaşam biçimi.

Wissen Sie, Reg, dies ist eine völlig neue Krankheit.

Biliyor musun, Reg, bu yepyeni bir hastalık.

Click to see more example sentences
völlig bütünüyle, bütün

Ich glaube, meine Ex Keksbäckerin hat mich völlig von Fischen abgebracht.

Biliyorsun, benim eski kurabiye aşçım beni bütünüyle balığa çevirirdi.

All das Flossenwirbeln, völlig umsonst!

Bütün bu kanat çırpmalarını boşuna yapmışım!

Ja. Die Datenpunkte sind fast völlig zersetzt.

Evet, bütün veri noktalarını neredeyse tamamen bozulmuş.

Click to see more example sentences
völlig tümüyle

Diese ganze Geist-Sache hat uns völlig überrascht.

Tüm bu Ruh büyüsü olayı bizi hazırlıksız yakaladı.

Völlig unnötig für eine Gouvernante und Erzieherin.

Bir mürebbiye için, bir eğitimci için tümüyle gereksiz.

völlig bambaşka

Und das primäre Böse, etwas völlig anderes.

Ve bambaşka bir şey olan birincil kötü.