vermache

Habt Ihr eure Gelehrtheit auch eurem Sohn vermacht?

Liberal sanatçılığınızdan oğlunuz da nasibini aldı mı?

Meinen lieben, kinderlosen Nichten Patty and Selma vermache ich meine Standuhr, sowie diese Worte:

Sevgili çocuksuz yeğenlerim Patty ve Selma'ya büyükbabamın saatini ve şu sözleri bırakıyorum

Ich vermache Ihnen meine Mottensammlung.

Pervane koleksiyonumu size bırakıyorum.

Natürlich hatte sie alles M. Gustave vermacht.

Tabii ki, her şeyi Mösyö Gustave'a bıraktı.

Und ich habe alles dir vermacht.

Ve her şeyi sana bıraktım.

Ein Freund hat sie mir vermacht.

Bir arkadaşım onları bana bıraktı.

Diese Schule vermache ich dir.

Okulu Sana bırakıyorum. Ne?

Neuntens, den Reinnachlass vermache ich meiner lieben Nichte und Namensschwester, Grace Julia Stepney.

Dokuz; kalan varlıklarımı ise sevgili yeğenim Grace Julia Stepney'e bırakmaya karar verdim.

Vermachst du mir deine Briefmarkensammlung?

Pul koleksiyonunu bana bırakır mısın?