vernünftige

Ich mache Ihnen ein wirklich vernünftigen Vorschlag.

Sana çok mantıklı bir teklifte bulunacağım.

Meine neuen Freunde sind berechenbare, sehr vernünftige Menschen.

Yeni dostlarım tahmin edilebilir oldukça mantıklı insanlar.

Nein, wir brauchen eine vernünftige Tarnung.

Hayır, ihtiyacımız olan uygun bir kılık.

Eine vernünftige Frage.

Mantıklı bir soru.

Majestät, seid vernünftig.

Mantıklı olun majesteleri.

Sei doch vernünftig!

Bak, mantıklı ol!

Großartige Gegend, vernünftiger Preis.

Harika bir muhit, fiyatı uygun.

Eine vernünftige Regel.

Mantıklı bir kuralmış.

Seien wir vernünftig.

Biraz makul olalım.

Androide sind viel vernünftiger.

Androidler çok daha mantıklı.