verpasste

Vielleicht habe ich etwas verpasst.

Belki de ben.. bir şey kaçırıyorum.

Ich habe letztes Jahr zwei Yankee-Spiele verpasst.

Nedenmiş o? Geçen yıl iki Yankee maçını kaçırdım.

Hab ich etwas verpasst?

Ben bir şey mi kaçırdım?

Habe ich etwas verpasst?

Bir şey mi kaçırdım ben?

Deswegen hatte ich befürchtet, wirwürden uns verpassen.

O yüzden bir birimizi bulamayacağız diye korkuyordum.

Hab ich gerade etwas verpasst?

Az önce bir şey mi kaçırdım?

Ich habe ein Abteilungstreffen verpasst.

Bir bölüm toplantısını kaçırdım.

Ich verpasse ihm ein rotes Lächeln.

Ben ona kızıl bir gülümseme vereceğim.

Habe ich etwas Gutes verpasst?

Güzel bir şey kaçırdım mı?

Ich hoffe, ich habe keinen Trunkenheits-Anruf verpasst.

Umarım sarhoş bir telefon görüşmesini kaçırmamışımdır.