German-Turkish translations for von:

-ten · -tan · -un · -den · -dan · -in · tarafından · dan · den · göre · itibaren · other translations

von -ten

Aber Von-Hippel-Lindau ist eine Erbkrankheit.

Ama Von Hippel-Lindau genetik bir hastalık.

Diese Morde fanden unweit von David Eischers Anwesen statt.

Bu cinayetler David Eischer'ın evinin yakınlarında işlendi.

Ich weiß nichts von einem Drehkörper.

Küre hakkında bir şey bilmiyorum.

Click to see more example sentences
von -tan

Aber Von-Hippel-Lindau ist eine Erbkrankheit.

Ama Von Hippel-Lindau genetik bir hastalık.

Morgen wird fantastisch, denn morgen stirbt einer von ihnen.

Yarın harika olacak çünkü yarın onlardan biri ölecek.

Ich weiß nichts von einem Drehkörper.

Küre hakkında bir şey bilmiyorum.

Click to see more example sentences
von -un

Aber Von-Hippel-Lindau ist eine Erbkrankheit.

Ama Von Hippel-Lindau genetik bir hastalık.

In zwei Stunden werden wir von Hirogen-Schiffen umzingelt sein.

Yaklaşık iki saat içinde etrafımız Hirogen gemileri ile sarılmış olacak.

Enthauptet von einem übellaunigen mutierten Barsch?

Mutasyona uğramış levrekler tarafından mı?

Click to see more example sentences
von -den

Aber Von-Hippel-Lindau ist eine Erbkrankheit.

Ama Von Hippel-Lindau genetik bir hastalık.

Diese Morde fanden unweit von David Eischers Anwesen statt.

Bu cinayetler David Eischer'ın evinin yakınlarında işlendi.

Ich vertrete Tausende von Menschen.

Binlerce insanı temsil ediyorum.

Click to see more example sentences
von -dan

Aber Von-Hippel-Lindau ist eine Erbkrankheit.

Ama Von Hippel-Lindau genetik bir hastalık.

Diese Morde fanden unweit von David Eischers Anwesen statt.

Bu cinayetler David Eischer'ın evinin yakınlarında işlendi.

Ich vertrete Tausende von Menschen.

Binlerce insanı temsil ediyorum.

Click to see more example sentences
von -in

Aber Von-Hippel-Lindau ist eine Erbkrankheit.

Ama Von Hippel-Lindau genetik bir hastalık.

Ich brauche Hilfe von euch beiden.

İkinizin de yardımına ihtiyacım var.

Enthauptet von einem übellaunigen mutierten Barsch?

Mutasyona uğramış levrekler tarafından mı?

Click to see more example sentences
von tarafından

Ein altes Relikt, angeblich von Hexenmeistern beschützt nach Cromwells Eroberung Britanniens.

Büyücüler tarafından büyüyle korunmuş, Cromwell'in Britanya'yı fetihinden kalan antik bir kalıntı.

Ein Mörder wird von einem Lastwagen überfahren.

Bir katil, bir kamyon tarafından ezildi.

Washington D.C. wurde von einer Terrorgruppe angegriffen. Sir?

Washington D.C. bir terörist grup tarafından saldırıya uğradı.

Click to see more example sentences
von dan

Ich spiele meine eigene Komposition von Victor Heerman.

Ben size Victor Heerman'dan kendi bestemi çalayım.

Nachricht von Dr. Ja'Dar.

Dr Ja'Dar'dan mesaj var.

Pater Jeremy, Diakon John Townsend von St. Ursula und unsere Mitarbeiterin Maya Larkin.

Peder Jeremy St. Ursula'dan Diyakoz John Townsend ve çalışma arkadaşımız Maya Larkin.

Click to see more example sentences
von den

Ein außergewöhnlicher Gastauftritt von Peter Blake, Posaune

Konuk Peter Blake"den Olağanüstü bir Trombon Solosu

Ein Briefumschlag von Chillicothe.

Chillicothe'den gelen bir zarf.

River Phoenix, Morrissey, Chris Lowe von den Pet Shop Boys.

River Phoenix, Morrissey'den, Chris Lowe, Pet Shop Boys'tan Çok vardı.

Click to see more example sentences
von göre

Wie Sie deutlich sehen können, bin ich ein Händler von erlesenem Fleisch.

Açıkça gördüğünüz gibi, ben bir güzel etleri olan bir satıcıyım.

Anscheinend Überreste von einem Friedhof.

Görünüşe göre, bir mezarlıktan kalıntılar.

Aber Counsellor Troi berichtete von Albträumen.

Ama Danışman Troi kabuslar gördüğünü söylemişti.

Click to see more example sentences
von itibaren

Oberbefehlshaber ist jetzt Generalfeldmarschall von Witzleben.

Şu andan itibaren şef, Mareşal von Witzleben'dir.

Ich könnte von jetzt an ein fehlerfreies Leben führen.

Bu andan itibaren açıksız bir hayat süreceğim.

Von nun an werden alle Bankgebühren "Freiheitskosten" genannt.

Şu andan itibaren artık bütün ATM ücretlerine, özgürlük ücretleri denecek.

Click to see more example sentences