German-Turkish translations for vor:

önüne, önce, önünde · yapmak · karşısında · gerisinde · evvel · huzurunda · other translations

vor önüne, önce, önünde

Vor drei Wochen fiel eine unsichtbare Kuppel auf Chester's Mill, schnitt uns von der Außenwelt ab.

Üç hafta önce görünmez bir kubbe bizi dünyadan ayıracak şekilde Chester's Mill'de ortaya çıktı.

Ein Freund von mir tötete vor einigen Monaten ein paar Pferdediebe.

Bir arkadaşım bir kaç ay önce bir kaç tane haydut öldürdü.

Technisch gesehen habe ich auch vor ein paar Tage auf Sie geschossen.

Teknik olarak, ayrıca birkaç gün önce size ateş de ettim.

Click to see more example sentences
vor yapmak

Sehr romantisch, was Sie für sie getan haben, sie vor einem besessenen Liebhaber zu retten.

Onun için yaptığın çok romantik bir şey. Onu takıntılı bir aşıktan kurtarmak

Vor ein paar Jahren tat Dr. Skarosa, unser Gründer etwas Unerwartetes.

Birkaç yıl önce kurucumuz olan Dr. Skarosa beklenmedik bir şey yaptı.

Arthur Swenson hatte vor einem Jahr eine Augentransplantation, stimmt's?

Arthur Swenson'a bir yıl önce göz nakli yapılmış değil mi?

Click to see more example sentences
vor karşısında

Jorge Lorenzo gewann den australischen Grand Prix vor Dani Pedrosa und Valentino Rossi.

Jorge Lorenzo, Avustralya GP'sini kazandı. Dani Pedrosa ve Valentino Rossi'ye karşı.

Verantwortlich dafür ist vor allem Hanne Lindberg der ein exzeptioneller Schlag gegen die Cybermafia gelungen ist.

Bunun sorumlusu en çok da siber mafyaya karşı inanılmaz bir darbe vuran Hanne Lindenberg'dir.

Die Schiffshülle scheint kompakt oder sie ist vor Sensorsonden geschützt.

Geminin gövdesi kalın gibi görünüyor veya sensörlere karşı perdelenmiş.

Click to see more example sentences
vor gerisinde

Er ging vor einigen Minuten in Unterhemd raus und ist noch nicht zurück.

Birkaç dakika önce atletiyle dışarı çıktı ve henüz geri gelmedi.

Wir müssen Oxley und den Schädel zurückholen und Akator vor ihnen erreichen.

Oxley'i kurtarıp kafatasını geri almalıyız. Ve Akator'a onlardan önce varmalıyız.

Rauf und runter, zurück und vor.

Yukarı ve aşağı, geri ve ileri.

Click to see more example sentences
vor evvel

Vor einigen Wochen fiel eine unsichtbare Kuppel auf Chester's Mill, schnitt uns von der Außenwelt ab.

Birkaç hafta evvel görünmez bir Kubbe bizi dünyanın tamamından ayıracak şekilde Chester's Mill'de belirdi.

Vor zwei Wochen fiel eine unsichtbare Kuppel auf Chester's Mill und schnitt uns von der Außenwelt ab.

İki hafta evvel görünmez bir Kubbe bizi dünyanın tamamından ayıracak şekilde Chester's Mill'de belirdi.

Holberg hat ein paar Jahre vor Gretars Verschwinden eine Frau vergewaltigt.

Holberg, Gretar ortadan kaybolmadan bir kaç yıl evvel bir kadına tecavüz etmişti.

Click to see more example sentences
vor huzurunda

Vor vier Monaten wurde mein friedliches Königreich Valencia

Dört ay önce huzur dolu Krallığım Valensiya'da

Darum erschrecke ich vor seinem Angesicht;

Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda.

Kniet nieder vor der Herzkönigin.

Kupa Kraliçesi'nin huzurunda çök.

Click to see more example sentences